REİS BEY TİYATROSU ÜZERİNE KISA BİR İNCELEME
Cumhuriyet Dönemi sanatçılarından Necip Fazıl Kısakürek gençlik çağında birçok
yazardan ilham almış çeşitli edebi ürünler meydana getirmiştir. Daha çok şiirleriyle
ünlenen Şairler Sultanı olarak anılan yazarımız şiirlerinin yanı sıra tiyatro eserleri de
meydana getirmiş, Tanzimat Döneminde yerli ürünlerin yazılmasıyla başlayan Türk
tiyatrosuna katkı sağlamıştır. Lisans tezimin konusu olan Necip Fazıl Kısakürek’in Reis Bey
tiyatrosu beğenilmiş ve sahnelenmiştir. Çok sevdiğim Üstad Necip Fazıl görüşümce
tiyatro eserinde oldukça başarılıdır. Kurgu ile yazdığı üç perdelik dokuz tablodan oluşan
bu eserde yazar merhamet konusunu adalet ve sistemi üzerinden sade bir dil ile işlemiştir. Merhamet konusu işlenen bu oyunda yazarın düşünsel kimliği bağlamında eserin derin
yapısına İslami merhamet anlayışı olduğu görülür. Merhamet konusu başta olmak üzere
beraberinde ahlak, kumar, eroin, vicdan azabı, psikolojik konular da işlenmiştir. Oyunda mücadele, imtihan ve zorluklar sonucunda arzulanan amaç ve sonuca ulaşılmış mutlu bir
sonla bitmiştir. Necip Fazıl’ın diğer tiyatrolarında olduğu gibi Reis Bey oyununda da işlediği
konularda ve kullandığı dilde karakterinden izler taşıdığı görülür. Oyunda merhamet konusu ele alınmış olsa da Reis Bey’in her iki davada da
hukuki olarak yanlış kararlar vermesi merhametsiz oluşundan değil yasayı yanlış
uyguluyor olmasındandır. Özellikle yazarın dil ve
anlatımına bakarsak oyunda kumar, adli meseleler hapishane terimlerine oldukça hâkim
olduğu görülür. Hapishane dünyası içinde mahkûmların kendine has bir dili vardır.
Hapishane kültürü içinde mahkûmların en fakir olanlarına Âdem Baba isminin verilmesi
ve bu gibi kelimelerin hepsinin yerli yerinde kullanılması Necip Fazıl’ın yaşadığı
hapishane