Bazı insanları toprağa gömeriz, ama öyle insanlar da vardır ki kefenleri bizim yüreğimizdir, anıları her gün kalbimizle birlikte çarpar, soluk alır gibi onları düşünürüz, aşka özgü bir ruh titremesinin hoş kurallarına göre bizdedirler.
İngilizlerin ne garip insanlar olduklarını, tanışmadıkları insanlarla aralarına koydukları o aşılmaz Manche denizini, şu soğuk Saint George kanalını bilirsiniz; insanlık onlar için üstüne basıp geçtikleri bir karınca sürüsüdür sanki; yalnızca ilişki kurdukları insanları kendi türlerinden sayarlar; başkalarının dilinden anlamazlar; onların da gören gözleri, konuşan dudakları vardır, ama bu sesler, bu bakışlar erişmez İngilizlere; onlar için sanki bu insanlar hiç yoktur.