Acı çekeceksin,” dedi Sonya sessizce, “ama acı çekerek temizleneceksin. Çünkü insanın içindeki karanlık, sadece acıyla aydınlanır. Kendini suçunla yüzleştirmekten korkuyorsun, ama başka yol yok. Git, yolun ortasında dur ve herkesin önünde söyle: ‘Ben yaptım!’ İşte o zaman kalbin hafifleyecek. Tanrı seni affeder, ben de affederim… ama önce sen kendi kendini affetmelisin
İnsan işlediği suçun ağırlığını ancak yalnız kaldığında duymaya başlar. Gün ışığında kendini kandırabilir, düşüncelerini susturabilir, hatta kendine hak bile verebilir; fakat gece çöktüğünde, karanlığın içinden bir ses yükselir. O ses, insanın içindeki en keskin bıçaktır. ‘Neden yaptın?’ diye sorar durmadan. Ve insan, bu soruya hiçbir zaman tam bir cevap veremez. Çünkü suçun asıl ağırlığı, eylemde değil, eylemin ardından kalan düşüncelerdedir.”
İnsanın en büyük hatası kendini olduğundan güçlü sanmasıdır; çünkü vicdan, insanın kaçamayacağı en ağır yargıçtır. Büyük acılar çoğu zaman sessizdir, kişi bağıracak hâl bile bulamaz ve bazı şeyleri gerçekte anlayabilmek için önce yanmak gerekir. Her insanın içinde bir karanlık taşır ama asıl önemli olan onunla ne yapmayı seçtiğidir. Sevmek acı çekmektir; acı çekmemek için sevmemek gerekir ama o zaman da insan olmanın anlamı kaybolur. İnsanı en çok yoran dışarıdaki değil, içinde kopan fırtınalardır; iyilik cesaret isterken, kötülük çoğu zaman zayıflığın bir sonucudur.”
Yâ rab kalbimi Sen bilirsin,
Dertlere düşen gönlüme merhamet eyle.
Kulun yoruldu, yollar uzadı,
Senin kapından başka kapı bilmem.
Ne varsa içimde, Sana arzımdır,
Geceler şahidim, gözyaşım duamdır.
Beni Senden gayrı olana muhtaç etme,
Kalbimi Sen’le dirilt, gönlümü Sen’le güçlendir.
Ey affı geniş olan Rabbim,
Kırılan yanlarımı Sen onar;
Ben acizim, Sen yetersin—
Dağvam yalnız Sana’dır.zemheri