"Bu gün çağdaş cahiliyeye bir göz atacak olursak, kadının İslam’la kazandığı bütün faziletlerinin elinden alındığını; İslam’ın ona anne olarak, bacı olarak, eş olarak, kız evladı olarak kazandırdığı yüksek mevkiyi tümüyle kaybettiğini; evinin sultanı iken üç kuruş ücret karşılığında birilerinin gönüllü tutsağı hâline geldiğini görüyoruz…"
Birden ,bu sabah kalbe ihtar edildi ki: Siz bu şiddetli imtihana girmek ve inceden inceye sizi kaç defa ‘altın mı, bakır mı?’ diye mehenge vurmak ve her cihette sizi insafsızca tecrübe etmek ve ‘nefislerinizin hisseleri ve desîseleri var mı, yok mu?’ diye üç-dört eleklerle elenmek; hâlisâne, sırf hak ve hakikat nâmına olan hizmetinize pek çok lüzumu vardı ki, kader-i İlâhî ve inâyet-i Rabbâniye müsaade ediyor.”
"Acaba ben bütün bütün aldanmış mıyım? Görüyorum ki, hakikat noktasında acınacak hâlimize, pek çok insanlar gıpta ile bakıyorlar… Bütün bu insanlar dîvâne mi olmuşlar? Yoksa şimdi ben dîvâne mi oluyorum ki, bu dünya-perest insanları dîvâne görüyorum?”
"Mâdem cismen fâniyim; bu fânîlerden bana ne hayır gelebilir? Mâdem ben âcizim; bu âcizlerden ne bekleyebilirim? Benim derdime çare bulacak bir Bâkî-i Sermedî, bir Kadîr-i Ezelî lâzım.”