Bir insanın Oluş’u yaşamındaki durumlar ve olaylardan meydana gelir. Bu sebeple hayatımız birbirine paralel iki hat üzerinde ilerler; birincisi ‘olaylar’, hayatlarımız boyunca zaman ve mekanın taşıma bandı üzerinde bize doğru akan ve birbiri ardına oluşan şartlar, diğeri ise hislerimizi, ruh halimizi, duygularımızı tetikleyen dış dünyamızda çoğunlukla bilinçsiz bir şekilde yükselen ‘durumlardır’. Bir insanın kişisel tarihçesi, yatay düzlemde olaylardan ve dikey düzlemde durumlardan oluşmuştur. Buna rağmen insanlar gözlerini kendi yaşamlarına diker, ısrarla onu anlamaya çalışır ve yaşamı sadece dışarıdan gelen olayların belirlediğine inanıp öyle de anlatırlar. Gerçekte ise yaşamda oluşan olayların türü ve dolayısıyla yaşamın kalitesi, düşüncelerin niteliğine ve Oluş durumlarına bağlıdır.