Ağırdan almak namına şimdiye dek yürümekten daha iyi bir şey bulunamamıştır. Yürümek için iki bacağınızın olması yeterlidir. Gerisi fasa fisodur. Hızlanmak mı istiyorsunuz? O halde yürümeyin, başka bir şey yapın; tekerleklileri kullanın, kayın, uçun! Yürümeyin. Ve unutmayın, yürürken takdire şayan tek şey gökyüzünün parlaklığı, manzaranın görkemidir. Yürümek spor değildir.
Mutluluk; Meryem’in, Cemal’in, İrfan Kurudal’ın hikayesi. Üçünün de hayattan farklı beklentileri, istekleri, umutları var. Üçü de çok yalnız, üçü de içini kemiren duyguların esiri. Her birinin hikayesi başka başka. Bu hikayeler bir gün ansızın birleşiyor, yolları kesişiyor. Daha sonra da her biri akan su misali kendi yolunu buluyor. Mutlu olmayı istemek, mutlu olmak için yeterli midir?
Eşek eşek gibi yaşamalı, kaplan kaplan gibi, yılan yılan gibi, insan da insan gibi. Ama insanoğlu kendisinde başka güçler vehmediyor. Değişmeye, başka bir şey olmaya, doğasını zorlamaya çalışıyor, işte mutsuzluğun ve savaşların kaynağı bu. Kısacası azizim, insan insan olarak yaşamalı, eşek eşek olarak.