Bütün soğuk canavarların en soğuğuna devlet denir. Soğuk soğuk yalan söyler o; ve ağzından şu yalan sürüne sürüne çıkar: "Ben, devlet, ulusum ben." Devlet, herkesin kendini yetirdiği yer. Devlet, herkesin ağır ağır kendi canına kıymasına "hayat" denen yer. Şu gereksizlere bakın hele! Hep sayrıdır onlar; safralarını kusarlar ve buna gazete derler. Şu gereksizlere bakın hele! Servet edinirler ve bununla züğürtleşirler. Tırmanışlarına bakın şu çevik maymunların! Birbirinin sırtına binerek tırmanırlar, böylece çamura ve uçuruma yuvarlanırlar.
Yüreklerinizdeki nefreti ve kıskançlığı bilirim. Nefreti ve kıskançlığı tanımayacak kadar büyük değilsinizdir. Bunlardan utanmayacak kadar büyük olun bari!
Ya sizler, hayatları çetin bir çalışma ve tedirginlik olanlar, hayattan iyice bıkmadınız mı? Ölüm vaazı için tam kıvamında değil misiniz? Hepiniz ey, çetin çalışmayı ve hızlıyı, yeniyi ve yabancıyı sevenler, pek katlanamıyorsunuz kendinize; çalışkanlığınız kaçıştır, kendinizi unutma istemidir.
Karşılarına bir sayrı, ya da yaşlı bir adam, ya da bir ceset mi çıktı, hemen deyiverirler: "Hayat ne boş!" Oysa kendileridir ve varlığın yalnız bir yüzünü gören gözleridir boş olan.