Saffet ve Coşkun bir gün, zor hayat şartlarından söz ederler karşılıklı. O gün ikisinin de beş parası yoktur. Güzel yemeklerin hayalini kurarlar ve yemekleri sayarlarken birden "oyunun bir bölümünü yazmaya başlayalım" derler. Lugat, kitap karıştırırlar delice ve durmadan yemekleri dizerler alt alta. Bir çılgınlık yaşarlar. Sonunda yorulurlar, mideleri de tıka basa dolmuştur sanki. Coşkun, "Bir soda yaz," der; Saffet, "Bir de karbonat," diyerek mide ilaçları saymaya başlarlar sonunda. (Belki de Cemile yemeğe çağırır: "Çorba ve etli kıymalı patates, buyurun." "Yok," derler, "canımız istemiyor." "Bir şey yemediniz ama," der Saffet, "sanat." Cemile kızar: "Sanat filan değil, düpedüz oyun bu. Evet, oyun.")
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!