"Varlık, insanın içinde nefes aldığı eterdir, bu eter olmadan insan sadece sığıra ve onun da altına düşer ve tüm eylemleri sığır yetiştiriciliğine indirgenir."
Çalışma, üretme ve performans gösterme zorunluluğu nefessiz kalmaya yol açar. İnsan kendi etkinliği içinde boğulur. Sadece tefekkürde "İnsanın etrafı ferah, havadar" hale gelir.
Bir "şeyi" ya da bir "kişiyi" özünde kabul etmek, onu sevmek ondan hoşlanmak demektir. Bu sevme, daha özgün bir ifadeyle, özü vermek anlamına gelir. Böyle bir sevme, yalnızca şunu ya da bunu yapabilen değil, aynı zamanda bir şeyi kendi kökenininde "olabilen", yani olmasına izin verebilen yetinin gerçek özüdür.