Yapılan her şeye her an dikkat edilen
zoraki bir topluluk yaşamının, en azından geçici bir süre için de
olsa, toplumdan kaçmaya yönelik dayanılmaz bir güdü yarattığı
çok iyi bilinmektedir.
Ortalarda olmanın, acı rüzgâra karşı korunak sağlaması gibi ek bir avantajı daha vardı. Bu nedenle kalabalığın içine dalma çabasının, kişinin kendi
postunu kurtarmaya çalışması gibi bir anlamı vardı.