Hayat yolunun bir garip, bir muzdarip yolcusuydum şimdi. Gönlü kırık, bağrı yaralı bir kuş gibi gidiyordum arkama bakmadan. Çatlamış çölüme yağmurlar yağsın, solmuş gülüme goncalar açsın ve kararan ruhuma gündüzler ağsın diye dualar ederek gidiyordum.
Gemileri yakmıştım bir kere. “Şöhretin, şatafat ve bütün dünyalık arzuların uzağında yalnız Sana geleceğim, bir tek Seni seveceğim ve sadece Sana yöneleceğim” diye Rabbimle ahitleşmiştim.