Sehpanın üstündeki mecmuaya göz gezdirdim. İngiliz mühendislerden biri geçen hafta Bristol’e dönerken mektepte unutmuştu. Mecmuada, iki sene evvel Peru’ya yapılan bir seyahatten ve Hiram Bingham adında Amerikalı bir arkeoloğun orada keşfettiği kayıp şehirden bahsediliyordu. Bu devirde hâlâ keşfedilmemiş bir yerlerin olması, hakikaten anlaşılır gibi değil. Başka bir sahifede de, eşekle kuzu arası, tuhaf bir hayvanın fotoğrafı vardı. Lama adı verilen bu hayvanlar, kızınca insanın yüzüne tükürüyormuş. Enteresan bir mecmuaydı.
Vay arkadaş, dedim kendi kendime. Nedense sesli şekilde ifade etmediğim ya da ifade etmeye çekindiğim çoğu kelimeyi, kendi kendime konuşurken gani gani kullanıyordum, ki nedenini bilmemekle beraber gani gani de bunlardan birisiydi.