Ne kadar uzağa gidersen git, ya da ne kadar hızlı koşarsan koş, ipin nereye bağlıysa, onun etrafında dönersin. İster fizik de sen buna, ister hayat, bu işler böyle.
Acayip bir yerdeyim bu akşam, acayip bir vaziyette, hayır, pek sıhhatli düşünemiyorum, yine fikri firardayım, olmuyor. Tarihe faydam olacaksa eğer, tıpkı bir vakanüvis ya da muharrir gibi yine en baştan yazmalıyım. Hakikaten böyle mi yapmalıyım? Esasında, iş gibi, mesai gibi oldu bu jurnal bana. Yaşadığım için mi yazıyorum, yoksa yazacak birkaç cümlem olsun diye mi yaşıyorum bilemiyorum. Saçmalıyorum.