| Ofisinde yalnız kalan Faukman şüpheli gözlerle bilgisayarına bakıyordu. Tabii ki yapay zekâ uygulamalarını daha önce görmüştü ama herkesin içinde asla onlardan birini kullanmayacağına dair yemin etmiști.
Yazma sanatına yönelik varoluşsal bir tehdit!
PRH robotlar tarafından yazılmış birçok kitap başvurusu alıyordu ve gün geçtikçe bunları ayırt etmek zorlaşıyordu. Faukman yapay zekâ karşısında direnişçi bir duruş sergiliyordu ve editörlerinden de yaklaşmakta olan edebiyat kıyametine karşı AI ürünlerini boykot etmelerini istemişti.
| Şimdi şöyle garip bir eğilim başladı. Biri çıkıp, "Biz hepimiz biriz, biz Müslümanız" diyor; elhamdülillah Müslümanız ama bu durum etnik farklılık ve renkleri ortadan kaldırmıyor. Öbürü de, "Biz hepimiz bilmem nereliyiz, siz de çok fazla Türk milliyetçisisiniz" diyor. Yani niye milliyetçi olalım ki? Türk'üz işte ve sayımız da belli. İlla ki bölünmek gerekmiyor ama bir yerde bu tartışmalar huzuru bozuyor. Böyle ikide bir "resmi tarihe karşı gayri resmı tarih yapacağım" diye ayrı bir tarih ve aşırıcı bir yaklaşım icat etmenin hiçbir anlamı yoktur.
Bugün sayıları az bile olsa, çeşitli dinleri benimseyen Türkler mevcuttur. Hıristiyan veya Yahudi olan Türkler var ama bunların hepsi için Türklük ön plandadır. Mesela Litvanyalı, Karay tarihçi Galina Kobetayskaya çok önemli bir bilgindir, diplomatik görevi vardır. Litvanyalı Karay Türklerinden Karaim Cemaati'nin önemli bir üyesidir. Onun bir seminerdeki itirazını hatırlıyorum, "Her Yahudi olan sizden mi olmalı? Biz de Yahudi'yiz ama sizle alakamız yok. Türk'üz biz" şeklinde konuşmuştu. Hatta o zaman Ankara'daki Mısır elçisi olanlara, konuşulanlara dehşetle baktı. Ben de ona, "Siz Arapların daha çok şey öğrenmesi lazım"dedim.
...dini iki yerde sorarlar, hastanede ve sa vaşa girerken orduda. Yani cenaze durumunda son dua için kimi getireceklerini bilsinler diye. Amerikalıların prensibi de açıktır, "Ne sorarız ne de sordururuz."
Şimdi bu durum bir cephe savaşı haline getirildi ve mantık dışı hareketler başladı. Artık birisi Türk'üm deyince hemen çatık kaşlarla bakılıyor. Birisi Macar'ım deyince yüzüne böyle bakıyor muyuz? Çok tuhaf. Herkes ne ise onu söyler, bµ kadar açık. Kimse kimlik kaosu yaratmaya çalışmasın. Şimdi meseleyi çözmek için, "Polonyalı veya Çek olduğumuzu söylemeyelim de Floransalı olalım" demek gibi komik bir ifadedir bu.
Elbette ki memleketimizin adı Türkiye ve biz de Türk'üz.