Mᴜᴋi

Mᴜᴋi
Mora tutkulu, kötü insanlar arasında en büyük değerlerden olan merhametini ve vicdanını kaybetmemiş, en büyük hayali yeterli ve iyi ahlâkı temel alan bir ebeveyn olmak olan günahkâr ve tevbekâr bir kul.. Ataüni/Çocuk gelişimi
Bu hesaba farklı telefondan erişemediğim için yeni hesabım Ezmukî 'dan devam edeceğim, sevgiler
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
1k
1k e postama erişimim yok şifremi de unuttum hesabım gitmesin diye ne yapabilirim?
Gazze
Hêzar carî lênet li ser Israîlê be.. Bes mirov nikari xeynî dia tiştêk bike ji bo wan..
Din ve İnsan
Bana bir gün deselerdi ki gün gelecek, hayata dair beslediğin umut, içindeki heyecan, saf ve güzel düşüncelerin, her şeye bu kadar olumlu yaklaşmaların ve bir çok şeyi değiştirebileceğine dair inancın ve daha dahası... Evet bu saydıklarımın hepsinin birer birer yıkılacağını ve yerine insanlara karşı büyük bir önyargının, insanlığın utanç verici davranışları, dünyanın iyiye değil de sürekli kötüye doğru gittiğini dile getirselerdi... O insanlara mutlaka kızacaktım. "Siz ne diyorsunuz?" diye soracaktım. Neyse ki insanlar bana bunları söylemediler. Aslında kötü yaptılar ve söylemiş olsalardı "Siz ne diyorsunuz?" diye soracaktım ve savundukları tezlerini boşa çıkarmaya çalışacaktım. Hey o insanlar benden önce dünyanın bozuk düzeninden haberdar olduğunuz halde ve bunu kabul etmeyeceğimi bildiğim halde "neden beni uyarmadınız?" demekten kendimi alıkoyamıyorum.   Sahi dünyanın düzeni hep bozuk muydu? Çağlar boyu insanlar iyiye ve doğruya ne derecede ulaşabildiler? Yaşadığımız çağın bozuk düzeni geçmiş insanların düzeniyle kıyaslandığında ileriye doğru mu adım atmışız yoksa daha da gerileyerek insana ait güzel duyguları daha mı çok değersizleştirmişiz... Ama öyle sanıyorum ki bu bozuk düzen bize bırakılan geçmiş insanların mirası ve bu mirasa daha fazla kötülük ekleyip gelecek nesillere bırakacağız. Çünkü biz insanlar böyleyiz. Ne kadar güzel duygulara ve hislere sahip olursak olalım bu duyguları aktarmaktan ve ifade etmekten geri kalıyoruz. Öfkemizi, kinimizi kustuğumuz gibi, güzel olan tarafımızı yansıtmaktan utanç duyarcasına geri kalıyoruz.    Bizim kaybetmemize sebep olan aslında sevgimizi ve güzel hislerimizi dışa yansıtma konusunda eksik oluşumuzdandır. Yoksa mutlaka içimizdeki iyilik ve sevgi yine içimizde olan kötülük ve nefrete karşı galip olabilirdi. Tam bu
Duygular
Bulutlar yüklerini kaldıramayınca yeryüzüne yağmur olarak yağar. Zira insan için de bu durum böyledir. İnsan kendi iç dünyasında dolmaya başlar, bir sürü yükü aynı anda yüklemeye başlayınca taşacak bir liman, tutunacak bir dal, kendisini anlayacak bir dost ister. Artık eskisi gibi güvenecek bir dal, bir insan göremiyoruz. Bu nedenle kendimizi artık bulutlarla kıyaslayacak durumda değiliz. Nitekim inandığımız her insan bize koca bir hayal kırıklığını yaşatabiliyor. Ve biz artık bulutlar gibi olamayız. İçimizdeki yağmur tanelerini boşaltamayız. Bu ağır yükü kaldırmayı öğrenmeniz gerekecek... Belki de bu yükle yaşamayı öğrenmek gerekecek...  Öyle sanıyorum ki zaman zaman söylediklerim her şeyi ifade edecek türde değillerdir. İzahını yaptığım bulutların durumu bizimkisine benzer olsun ya da olmasın, benim için ifadelerin durumu şöyle izah edilebilir; “Bütün ifadelerimi birer birer ipe asarken, içimde yalnız yatan kendimi bir arka bahçeye gömüyordum. Tüm kaçışların efendisine dönüşürken ruhum, bedenim öylece tutsak kalıyor.” Ama insan en çok sevdiği durumların esiridir. Bizi tutsak eden gerçek budur. Özgürlüğe olan hayranlığımız ne kadar çok olursa olsun. İçimizde biriktirdiğimiz birkaç yağmur tanesine boyun büküyor ruhumuz... Duyduğumuz en küçük bir olumsuzluk içimizdeki coşkuyu birdenbire koca bir karanlığa sürükleyebiliyor. Bu nedenle bizim durumumuz bulutların durumuyla aynı olamaz.   Şimdi de kendimizle olan yüzleşmeye gelelim.  Mutlaka bir sürü hüzünle ve olumsuzluklarla karşılaşmışız. Hatta daha acısını da görmüşüz. Ama unuttuğumuz bir gerçeklik daha var. Acaba bizim için geçerli olan bu durum karşısında karşımızdaki insanlara olan yaklaşımlarımız nasıl? Hadi kendi açımızdan bakalım: Bizler ne kadar dürüst ve güvenilir bireyleriz? Sır tutmayı, güven vermeyi,
Duygular