mustafa

mustafa
@1mustafa2025
Haçlılara devamlı destek gelmesi Selahaddin Eyyubiyi ürkütüyordu. İslâm dünyasından yeterli desteğin gelmediğini görüp üzülüyordu. O, halifeye gönderdiği bir mektupta Haçlıların inat ve azminden Müslümanların ise gevşekliğinden yakınarak şöyle demekteydi: "Frenklerden davaları uğrunda ölümü hiçe sayan, bu uğurda vatanlarından ailelerinden sevinerek ayrılan, denizin dalgalarına binerek canlarını tehlikeye atan kişilerle İslâm'ın başı dertte. Onlar, bütün bunları papazlarına itaat, markizlerinin emirlerini yerine getirmek, inançlarını korumak, peygamberlerinin kabri uğrunda ölmek için yapıyorlar. Sabır ve sebatla tehlikelere dalıyorlar. ○ derece ki, kadınları bile deniz yoluyla ülkelerinden geldiler. Onlardan bir markiz 500 süvari, yaya, okçu ve mızraklıyı peşine takmış, bütün masraflarını üzerine alarak buraya yola çıkmıştır. Onun gemisine İskenderiye yakınlarında el koyduk. Başka bir prenses Alman kralıyla geldi. Nice Frenk kadınları zırh giyip savaşmak için kalkanlar, kuntariyeler (uzun saphı mızraklar) taşıyorlar. Yapılan çarpışmalarda onlardan bazıları ölü olarak bulundu. Zırhları çıkarılmadan kadın oldukları anlaşılmadı. Müslümanlar ise tam aksine sızlanıyorlar, sabır göstermiyorlar. Bölük bölük oluyorlar. Sıvışıp gidiyorlar, dönmüyorlar. Kalırlarsa para verilince kalıyorlar Gelirlerse kalplerinde birlik olmadan geliyorlar."
Alıntı
Reklam

mustafa

, bir kitap okudu
Puan vermedi·304 syf.·
2026 3. kitabı
...Müslüman dünyasıın İslam olmadan değiştirilemeyeceği hususu idi. Müslüman dünyası üzerinde çalşıp bilgimi arttırdıkça Müslüman halkları harekete geçirebilecek, manevi ve içtimai planda yapıcı değişiklikler saglayabilecek yegâne gerçek gücün İslamiyet olduğunu keşfettim. Avrupa kökenli fikirler burada hiçbir etki yaratamaz zira bunlar mahdut sayıdaki entelektüellerin düşüncelerinde kalır. Bunlar, Müslüman kalabalıkların hayallerine dokunamazlar ve Müslüman kalabalıkların iştiraki olmadan hiçbir değişim mümkün değildir. Bu bağlamda İslam Deklarasyonu, Müslüman halkların yabancılara ait değerleri benimsemek yerine kendi değer ve geleneklerini muhafaza ederek kurtarılmaları ve ihya edilmeleri gerektiğini savunmaktadır.
Alıntı
Her halk, tarihte kendilerine biçilen rolü oynamaya çağrılmadan önce bir iç arınma devri yaşamak ve bazı temel ahlaki yaklaşımları benimsemek durumunda kaldı. Dünya üzerindeki her kuvvet, sağlam bir ahlakla ve her mağlubiyet de ahlaki çöküşle başlar. Dolayısıyla her ne yapılmak isteniyorsa, önce insanların ruhlarında gerçekleştirilmelidir.
Alıntı
...Kişi, ne dilediği her șeyi yapabilecek kadar yalnızdır ne de maddi ve manevi desteğe ihtiyaç duyduğunda bir başına kalacak kadar yalnızdır. Eğer Müslüman başkalarının varlığını hissetmiyorsa, orada Müslüman toplum ideali başarılamamış demektir.
Alıntı
Reklam