Merhaba.
İçimi burkan bir kitap incelemesiyle geldim bugün.
İzlediğim bir video vesilesiyle başladım kitaba. Bir umut mutlu sonla biter diye düşünerek sonuna kadar okudum kitabı. (spoi yediniz işte :d)
Kitabın konusundan bahsetmek istemiyorum, spoi olmasın diye (büyük bir spoi yediniz zaten :d). Daha çok düşüncelerimden bahsetmek istiyorum.
Öncelikle wattpad kitabı olduğunu söyleyeyim. Kitaba hep bir önyargım vardı. İşte 'wattpad kitabı ergence falandır' diye düşünürdüm. Kitapta ergence bulabileceğim şeyler hiç yoktu bana göre. Yazara karşı da minik bir önyargım vardı gerçi..
❝Bir wattpad kitabından daha fazlası.❞
Kitapta aşkı, ihaneti, açlığı, susuzluğu, ölümü, intiharı ve bir çok hissi okudum. Ama en güzeli tabikisi aşk ♡. Yarım kalan bir aşk.
Bana kalırsa kitabın 2. kitabı da yazılmalı. Çünkü eksik bir şeyler var.
İzlediğim editte başrol kız (Bestegül) ve başrol erkek (Oğuz) istasyonda karşılaşıyorlardı. Bu sahneyi gerçekten çok okumayı isterdim. Dediğim gibi içimi fazlasıyla burkan bir kitaptı.
Geriye sadece bir kişinin kalması çok üzücüydü. O kişi yaşasa ne yaşamasa ne. Dünya bir cehennem misali.
Merhaba.
Cümlelerime nasıl başlasam bilemedim.
Kitap kalp hastası, astım hastası ve kalbinin getirdiği bir çok hastalıkla boğuşan Yeşil Green'i konu alıyor.
Kalbine konulan bir çip yüzünden ölüme çok yakın bir kız ile kan kokan bir suikastçının hikayesi. Ve kalbin peşinde binlerce insan.
“Kadın kandan korkuyordu, adam ise kan kokuyordu.”
Umut var mıydı bu ilişkide?
Aralarında Yeşil'in kalbini acıtan, içinde bir ülkeyi yok edecek bilgilerin içinde olduğu bir çip vardır sadece. Kalp ölürse yeşil ölür. Kalp ölürse adam ölür.
Maral Atmaca'nın serilerinde son kitapları hep bir aceleyle yazılmış hissiyatı veriyor bana. Ötanazi okulu da öyleydi bana kalırsa. Ama ona rağmen kitapları çok okunası. Bitirdiğim 2. serisi oluyor.
Sonunu evli mutlu çocuklu olmasını istemiyordum ama daha farklı bir şeyler de beklerdim açıkçası.
Bir spoi vereyim: mutlu son :).
İlk 3 kitapta ağlayasın gelmiyor ama son kitapta ameliyat sahnesinde gözlerim doldu hafiften (kesinlikle duygusuz değilim :d). Sanırım hiçbir kitap beni Yaralasar kadar ağlatamazdı.
Daha spoi yok size.
Merhaba :)
Uzun zaman sonra bir inceleme yazmanın heyecanı var içimde o yüzden bir hatam olursa affola.
Maral Atmaca 'nın okuduğum 7'nci kitabı oluyor (seri olmalarını göz ardı edersek) bununla beraber.
Yazarın kalemine hayranım. Yaz mevsiminde okunulması gereken nadide kitapları var. Diğer mevsimlerin başı kel değil tabi :d
Spoi vermemek için saçmalıyorum resmen şu an, beni mazur görün lütfen.
Yaralasar - 1'la yarışacak türden bir kitaptı. Yaralasar'ı okurken çok ağlamıştım. Öyle bir uğradım'ın yorumlarından çoğu 'ağlamakla' ilgiliydi. Aksine ben ağlamadım. Sanırım ben çok anormalim..
Neyse, azıcık ucundan spoi versem sorun olmaz bence :)
Öncelikle kitap fantastik türünde. Başrol kızımız Ukde Budak ve Taner Yargı solucan deliğinden bir kaza sonucu geçerek kendilerini 25 yıl öncesinde bulurlar. Yani Ukde daha doğmadan öncesine. Yani 1998 yılına.
25 yıl öncesine gelen Ukde geleceği değiştirmek için elinden geleni yapacaktır. Kendisinin bir hata olduğunu düşünüyor. Bir fedakarlık yaparak kendini zamandan silecektir. Ukde annesi gibi bencil biri değildi (en büyük spoi bu olsa gerek :d)
Geleceği değiştirmek için babası ve annesine yakın olması gerekiyor. Eflah Yargı babasının en yakın arkadaşı yani. Onun evinde küçük taner dadı olarak işe başlar.
Ve Eflah Yargı; yıllarca beklediği kadını bulmuştur saat 7 sularında...
Eflah çok ince bir karakter. Kıskançlıklarını kahkaha ata ata okudum.
“Beni süründürmeyi düşünürken bile bana karşı fazla hassastı. O, sevdiği insanlara kıyamayanlardandı.”
Bence bu noktada Eflah hakkında konuşmayı kesmeliyim.
Kitabı okurken aklımda çalan şarkıyı bırakmak istiyorum şuraya:
youtu.be/I_zE7qY47Jw?si=...
Bu kadar spoi yeter.
İzler Kalır.. Kalır mı izler sahiden?
Soner.. Masumiyetin vücut bulmuş hâli misin, Nesin sen?
Beste ve Soner çok tatlı bir çiftti kesinlikle. Bir mutlu sonu hakediyorlar bence. Kitap burada bitmedi biliyorum ama yine de son kısma üzüldüm.
Neyse. Okuyun.
Polis şakaya gelmedi cidden.
Güzel bir kitaptı. Bazı mantık hataları haricinde çerezlik bir kitaptı. Dili sade ve anlaşılırdı.
Mizah severler bu kitabı okumalı bence.