Anaerkillik görevini kadından gasp eden erkekler, ataerkillik dönemini başlatmasından sonra kadını, sadece çocuk doğuran, kocasının kösnük zevkini tatmin eden, bulaşık, çamaşır yıkayan bir varlık olarak tanımaya başladılar.
Hele günümüz “makarna hükümeti” döneminde gün geçmiyor ki kadına şiddet uygulanmasın.
Ancak insanın tüylerini diken diken eden, insanlığından utandıran, küçük yaştaki kız çocuklarının ırzına geçmeler öylesine çoğaldı ki deme gitsin. Yargıtayın, “zorla olmadıktan sonra 15 yaşındaki bir kız çocuğunun ırzına geçmeyi” suç kabul etmemesi, hepsinin üstüne tuz biber oldu!