Bütün yüreğimle o anı yaşıyordum, geçmişte kalan bazı hatıralar ruhuma hücum edince gözlerim doldu.
“Keşke insan her gün kendisine şunları söylese:” dedim, "Arkadaşların için yapacağın şey, onların sevinçlerini ellerinden almamaktan, mutluluklarını onlarla paylaşarak artırmaktan başka bir şey değil. Ruhları endişe verici bir tutkunun altında ezilip kederden mahvolurken, onları biraz olsun avutabiliyor muyuz?
Hayatının baharında toprağa verdiğin o insan, çok korkutucu ölümcül bir hastalığa yakalanmıştı, acınacak bir bitkinlik içinde yatağında yatarken, boş boş gökyüzüne bakmış, solgun alnı ecel terleri dökmüş ve sen başucunda ne yapacağını bilmeyen bir budala gibi dikilmiştin; sahip olduğun birçok şeye rağmen elinden hiçbir şey gelmediğini çok derinden hissetmiş, son yolculuğa hazırlanan o insana bir damla güç, birazcık cesaret verebilmek için her şeyini feda etmek isteğiyle içini korku kemirmişti.
Sayfa 31 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okuyor
“Siz keyifsizliği bir günah olarak görüyorsunuz, bu bana abartılı geliyor.” – “Hiç değil,” diye yanıt verdim, “insan hem kendisine, hem de yanındakine zarar veriyorsa, bunun böyle algılanması yanlış değil. Birbirimizi mutsuz kılmamız yetmiyormuş gibi, bir de herkesin kendisine ara sıra sağlayabildiği sevinci elinden mi alalım? Keyfi olmadığı halde bunu gizleyecek, etrafındaki sevinçli havayı dağıtmadan buna yalnız başına katlanacak kadar iyi bir insan gösterin bana! Ya da bu, her zaman aptalca kendini beğenmişliğin körüklediği kıskançlıktan kaynaklanan, kendimizle barışık olmayışımızın, kendimize saygı duymayışımızın sonucu ortaya çıkan iç huzursuzluğundan başka bir şey değil mi? Mutlu edemediğimiz mutlu insanlar görüyoruz, dayanılmaz olan bu.”
...
“Dışa vurduğu ufak sevinçleri elinden almak için, bir insana baskı yapanlara yazıklar olsun. Ne dünyanın tüm armağanları, ne de tüm lütufları, başımızdaki despotun kıskanç sıkıntısının bize zehir ettiği bir anlık neşenin yerini tutar.”
Sayfa 31 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okuyor
"tembellik neyse keyifsizlik de odur, tembelliğin bir türüdür. Doğamızın buna eğilimi var, ancak toparlanma gücünü bulursak, kolaylıkla çalışmamız mümkün olur, gerçek hazzı elde etmenin yolu çalışmaktan geçer."
Sayfa 30 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okuyor