Ayfer Tunç bana “gelirken bi küçük yoğurt al” dese bile, gözlerim dolabilir.
En basit şeyleri, dümdüz ama duygulu anlatıyor.
Ahenk apartmanını yaşadım okurken.
Kitaba kadın hikayesi demek biraz haksızlık olur.
Karakterlin derinine inerken arada hikayeyi ıskalamış gibi hissettim.
Şehnaz’ın acınası, hastalıklı aşkı, İstanbul’un bildiğimiz caddeleri, sokakları, hayatta kalmak için kendine bir geçmiş yazan kadınlar…
Ayfer Tunç, sen iyi ki varsın.
Senaryo okuyor gibi hissettim. Sanki dizisi çekilsin diye yazışmış.
Sonra bi baktım zaten çekiliyormuş.
Akıp gidiyor, ama bir önceki romanında da aynı şeyi söyledim. Bu adamda daha fazlası var.
Bazen buram buram, bazen inceden inceye malum cenah güzellemesi.
Avrupa bizi kıskanıyor :)
İsmine tav olmuştum, olmamak lazım.
Görüş ayrılığı taşıdığımız aleni olsa da, sohbetin akıp gittiğini, kolay okunduğunu söylemeden geçemeyeceğim. Donanımlı insanlar belli ama, no thanks :)
Başlarda zorladı ama sonra aktı gitti.
Çevirmek için zor bir kitap olduğunu tahmin ediyorum ama yine de bazı yerler fazla çeviri kokuyordu :)
Sally’ciğimin duruşuna, duyarlılığına da ayrıca bir kalp
İntermezzoSally Rooney · Can Yayınları · 20244,384 okunma
Hikmet beyciğim,
Fena iş çıkarmamışsınız.
Biraz daldan dala atlamışsınız.
Biraz memleket meselesi, biraz aile içi travmalar, biraz aşk meşk, az da sanat sepet.
Hepsine değineyim demişsiniz.
Dönemi de güzel anlatmışsınız.
Yine de sizde daha fazlası var diyebilirim.