"Kur'an kitabımdır." demek, onu sadece ölüye okumak ve evin en mûtenâ duvarına süslü kılıflar içerisinde asmakla değil, onun hükümlerini kişinin hayatına uygulamasıyla olur...
Bu kitap bir şiir kitabı değil, bir itiraz manifestosu gibidir. İsmet Özel burada okuruna hikâye anlatmaz; onu yerinden eder, sarsar, huzursuz eder. Eğer “beni rahatlatan kitaplar” arıyorsan bu kitap sana göre değil. Ama “beni uyandıran, aynaya baktıran, rahatsız eden kitap” diyorsan tam isabet.
İsmet Özel bu kitapta şunu sorar: “Bu düzen içinde insan kalmak mümkün mü?” Cevabı nettir: Hayır, eğer direnmezsen mümkün değil.
“Taşları yemek yasak” sözü başlı başına bir metafordur:
Taş = cansız, ruhsuz, sisteme dönüşmüş insan
Yemek = hakikat, anlam, emek, ahlak
Yani:Ruhu taşlaşmış olanlar hakikati tüketemez.
Bir insanın en büyük yoksulluğu, neye karşı olduğunu bilmemesidir.”
Taşları Yemek Yasakİsmet Özel
"beyaz bir buluttan birgün ansızın..
bir karanfil düştü parmaklarıma.
gözlerine kuşlar doldu bir kızın
elleri karıştı ırmaklarıma..
ıslak bir yürektir bende karanfil
ruhum,kokusunun dilencisidir..
haşim,bu bir alev damlası değil
büyük yangınların habercisidir..."