Elia Kazan:Her trajedi kahramanı gibi kaderinin değişmeyeceğini bile bile ona karşı mücadele etmek zorunda kalan bir adam.Hayatını bir savaşçı olarak yaşamaya adamış,elinde kılıç tutmuş,ama kılıcı keskin ucundan kavradığını fark ettiği zaman çok geç kaldığını anlamış bir silahşor.Bir yaşa varınca;elinde hayat boyu tuttuğu kılıcın sadece kendisini yaralamaya yaradığını sezmiş olmanın hüznünü taşıyan ama bunu belli etmemek için çırpınan,duygularını,yaralarını bir yaşlı bıçkın tersliği ile kapatmaya çalışan Yunanlı göçmen..
'Başka bir hayat mümkün mü?' Kelimelerden daha önemlisi,bunları söylerken sesinde belli belirsiz hissedilen özlemdi.Bazı insanların,sürekli olarak başka bir hayatın düşünü kurduğunu biliyordum.Nereden mi?Kendimden.Çok bunalırsan,hani,denizin dibinde soluksuz,biliyordum,gökyüzüne bakmayı da unutursan,olmazdı ki!
'Ama gerçek mi bütün bunlar?Aralarından geçtiğim insanlar ,ağaçlar,binalar neden bir gerçeklik duygusu vermiyor?Bu ışık,bu koku,bu sesler...Amerika diye bir şey var mı,gerçekten var mı,hiç var oldu mu?'