“Kalbime işleyen tek bir şey yaptı; yemeğin ortasında durup dururken bir gün çok mutlu olacağımı, bunu sezdiğini söyledi. Bu söz de, hayatın mutluluk ihtimalinin bana çoktan kapandığını daha çok hissettirdi.”
“Füsun’a aşık olduğum altı yılın sonunda hayatın bir ucu açık, eğlenceli bir serüven olduğunu düşünen birinden, hayata küskün, içine kapanık, kederli bir adama dönüşmek üzereydim. Hayatta artık bir şey olmayacak duygusu yavaş yavaş üzerime çöküyordu.”