Konuşabildiği zamanlar, kadın zaten kısık sesli biriydi.
Ses telleri gelişmediğinden ya da akciğerlerinin kapasitesinde sorun olduğundan değildi bu. Herhangi bir ortamda geniş bir alanı işgal etmekten hoşlanmazdı. Kim olursa olsun herkes kendi hacmi kadar fiziksel bir alanı kaplayabilir ama ses çok daha geniş bir alana yayılır. O ise varlığının geniş bir alana yayılmasını istemezdi.
Metroda, sokakta, kafe ya da restoranlarda çekinmeden yüksek sesle konuşmaz, kimseyi bağırarak çağırmazdı. Hangi ortamda olursa olsun -tek istisna derslerdeydi- herkesten daha alçak sesle konuşurdu. Zaten minyondu fakat kendi hacmini daha da küçültmek için omuzlarını düşürür, sırtını kamburlaştırırdı. Espriden anlardı ve epey hoş bir gülümsemesi vardı ancak gülüşü bile kısık sesli olduğundan neredeyse hiç duyulmazdı.
“Hayattan her şeyi istiyorum, bir kadın olmak ve bir erkek olmak istiyorum, birçok arkadaşım olmasını ve yalnızlığımın olmasını istiyorum, çok çalışmak, iyi kitaplar yazmak, seyahat etmek ve keyif sürmek istiyorum.”
Sayfa 64 - Simone de Beauvoir, Nelson Algren’e yazıyor.