Han Kang

Han Kang

7.0/10
139 Kişi
·
304
Okunma
·
9
Beğeni
·
746
Gösterim
Adı:
Han Kang
Unvan:
Yazar
Karımın hobi denilecek tek uğraşı kitap okumaktı ve bu kitapların çoğu kapağını bile açmak istemeyeceğim, sıkıcı görünen şeylerdi.
İyi bir kadın, diye düşündü. İyiliğiyle insanı bunaltan iyilikte bir kadın.
Ancak aradığını bulamadı... Aradığı şey daha sakin, daha gizli, daha büyüleyici ve derin bir şeydi.
"Rüyadayken her şey gerçekmiş gibi gelir ya insana,ancak uyandıktan sonra rüya olduğunu anlarsın.Demek istediğim elbet bir gün biz de bu rüyadan uyanırsak,o zaman..."
'Karanlıktım.' Kendisini böyle açıklamak istediği zamanlar olmuştu. O karanlıktı. Karanlık bir yerde o vardı.
Şiddet nerede başlar, şiddete tepki nerede başlar... Hangisi daha çok şiddet içerir; fiziksel şiddet mi, duygusal şiddet mi yoksa tüm bunları görmezden gelerek kişinin kendine uyguladığı şiddet mi?
Vejetaryen sert, Moğol Lekesi estetik, Alev Ağacı ise naif bir özeleştiri hikayesi... Rüyalarla başlayan şiddetin dışa vurumunu doğaya dönerek iyileştirmeye çalışan genç bir kadın!
Usul usul hissedilen yoğun bir şiddet var hikayelerde. Şiddetin insanda yaratabileceği travmayı, şiddeti görenin en yakın şahidinin bile idrak edemeyeceği şekilde bir hayatı reddediş var, sessiz sessiz kaçış yolları arayan genç bir kadın var hikaye(ler)de.
Moğol Lekesi bölümündeki estetiği çok beğendim. Tam bir sanat filmi tadında...
Sade ve göz alıcıydı tüm hikayeler
Kitap üç bölümden oluşuyor.Adından ve kitabın arka kapağından da anlaşılacağı gibi birdenbire vejetaryen olmaya karar veren bir kadının-Yonghe- ekseninde dönen olaylar anlatılıyor.Birinci bölümde kadının kocası,ikinci bölümde ablasının kocası ve üçüncü bölümde ablası ile yaşadıkları ve onların gözünden yaşananlar.. Yonghe hayatı boyunca edilgen olmuş bir kadın.Babasından gördüğü fiziksel ve eşinden gördüğü ruhsal şiddete hep sessizce boyun eğmiş.Hayatındaki kişiler onun değişimiyle birlikte kendilerini de sorguluyorlar.Dışa vurulamayan şiddet,bastırılmış cinsellik,sorgulamadan yaşanan hayat.. Yonghe nin yaşadığı kırılma, fay hattı gibi yanındakilerde de -duyarlı olan,kapanmamış yarası bulunan kişilerde diyelim- kırılmalara yol açıyor.Han Kang aslında üç uzun öykü tadında bir roman yazmış.Hızlı okunan hem sürükleyici hem rahatsız edici bir kitap.Birşeyleri sorgulamanıza da yol açabilir, öfkelenmenize de.. Güney Kore'li bir kadın yazarın kaleminden çıkan bu kitabı bitirdiğinizde kadınların her ülkede aynı tarz şiddete,
umursamazlığa maruz kaldığını görüyorsunuz.Han Kang'ın dilimize çevrilen ilk romanı diye biliyorum.Ancak başka kitabı da çıkarsa okumayı düşünüyorum.Hem konu hem yazım şekli olarak iyi bir anlatımı var.
Kısa bir macera oldu Vejetaryen. Amacı da o zaten. Daha ilk sayfalardan, hiç beklemediğim bir kurguyla karşılaştım. Anlatımın akıcılığı da beni konuya ayrı bir yakınlaştırdı.
Farklı bakış açıları söz konusu Vejeteryan'da. Üç farklı gözün perspektifinden tek bir hikaye anlatılıyor. Kocasının, eniştesinin ve kız kardeşinin gözünden Yonğhe'nin sessiz çığlığını duymaya çalışıyoruz.

Kitap boyunca sanki üzerimde kara bulutla gezdim. Okuduğum tüm kitapları kafamda film olarak izlerim ve her filmde olduğu gibi kitapların da birer rengi vardır benim için. Çünkü renk görsel anlatımda en önemli unsurlardan biridir. Vejetaryen gri renkle boyanmış bir film benim için. Karamsarlık, baskı ve şiddet çerçevesi dahilinde vermek istediği mesajları aktarıyor.

Günlük hayattan herkes bunalır. Her ne kadar uğraştığınız iş sevdiğiniz iş de olsa nefes almak için gerekli alanı bulamazsanız rutin, ip gibi dolanıe boynunuza. Toplum baskısı, duygusal şiddet, fiziksel şiddet, nesneleşme; ve bunların hepsinin hedefi olan insan. Ve bu insan, kaçış yolu arıyor. Aklının en ücra köşelerinde kendi ile başbaşa kalmaya, kendini anlamaya çalışıyor. Bu sadece bu kitapta görebileceğiniz bir durum değil. Toplumu detaylı bir şekilde incelerseniz zaten bu durumun bize yabancı olmadığını da görürsünüz.

Yılın gerçekten en başarılı eserlerinden biri, Vejetaryen. Tabii ki buna bu sene çıkan ve büyük ses getiren eserlerin en azından büyük bir çoğunluğunu okumadan karar vermemek lazım fakat, en iyisi olmasa bile en iyiler arasında kendini gösterecektir Vejetaryen.
Kitapta ana karakter Yonghe; kocası, eniştesi ve ablası tarafından anlatilmis ama psikolojik tarzida olan bu kitapta ana karakter kendi agzindan anlatilmamis. Disaridan uc farkli gözle izliyorsunuz ama kendini ifade edis eksik bu yuzden okurda etkiyi azaltıyor, ister istemez boşluk oluyor. Yonghenin ne hissettiğini kendinden-
öğrenmek isterdim açıkçası.
"Ansızın bu dünyada hiç yaşamamış olduğu hissine kapılması onu şaşırtmıştı. Bu doğruydu. Hiç hayatını yaşamamıştı. "

İşte yazarına "2016 Uluslarası Man Booker Ödülü'nü " kazandıran bu kitapta, Yonğhe, memur kocası ile birlikte sıradan bir yaşam sürerken gördüğü rüyaların ardından vejeteryan olmaya karar veriyor ve evdeki et, balık ve hayvani ürünleri çöp poşetlerine dolduruyor.

Sonrasında gelişen hikayeler ise gerçekten oldukça vurucuydu bana göre...

Han Kang’ın bence sade, akıcı bir anlatımı var. Sıkılmadan kitabın sonuna geldim. Ben biraz yazarın kalemini
Haruki Murakami tarzına benzettim.

Üç bölümden oluşan bu kitabın sadece ikinci bölümü beni biraz rahatsız etti.
Kitabı çok beğendiğimi söyleyemesem de kitaptaki hikayeden etkilendiğimi söyleyebilirim.
#kitapyorum

Kitap 3 öykünün birleşiminden oluşuyor. Kitabı bitirdikten sonra unutmanız ve etkisinden kurtulmanız kolay olmayacak. Ürkütücülük derinizden içinize nüfuz edecek cinsten. Kitabın ismine bakara et yediğiniz de aklına geleceğini düşünebilirsiniz fakat büyük heybetli ağaçları gördüğünüz de aklına gelecek bir kitap. Kitap aldığı ödülü kesinlikle hak etmiş.  
“ O benim en sıradan kadınımdı.” Toplumun genelinde kabul görülenin aksini yapmaya başlarsanız, yani artık sıradan olmazsanız ne olur? Oldukça enteresan olan bu kitap üç bölümden oluşuyor. Kitabın ilk bölümü Yonghe’nin kocasının bakış açısını yansıtırken ikinci ve üçüncü bölüm daha çok ablası ve eniştesi etrafında geçiyor. Ana karakterimiz Yonghe bir gün gördüğü bir rüyanın etkisiyle vejetaryen olmaya karar veriyor ve bunun üzerine olaylar gelişiyor. Her zaman sessiz kalmış, örselenmiş, pasif olan, babasından gördüğü fiziksel şiddete ve kocasından gördüğü duygusal şiddete sessiz kalan bu karakterin ani değişimi herkesi şaşırtmakla birlikte kendilerini, yaşananları, geçmişlerini sorgulamalarına neden oluyor. Kitaptaki şiddet, travma, şiddet sonrası yaşanan psikolojik problemler buram buram hissediliyor. Karakterimizin yaşadığı duygusal şiddet ve travma kendi içinde öyle bir boyuta geliyor uki fiziksel acılar, insanlar, insancıl dürtüler (yemek, içmek vb) günden güne önemsizleşiyor. Ana karakterimizin çocukluğuna dair bilgiler öğrendikçe bu sesisizce ölüme giden kadını daha bir farklı görmeye başladım. Ayrıca toplumda kadının görevine ve yerine dair oldukça güzel tespitler var. Durum öyle bir hal alıyor ki Yonghe’nin babası hasta kızlarının hastalığındansa kocasına yeterince kadınlık yapamadığı için mahçup oluyor. Kitaptaki betimlemeler çok güçlü. Şiddet ve estetik direkt gözünüzün önüne geliyor. Kitap gerçekten vurucu ve etkileyici olmakla birlikte, ben her ne kadar keyif almış olsam da, bence herkese göre değil.
Koreli bir yazar yazdığı için merak edip okudum ama beğenmedim. Biraz midemi bulandırdı. Psikolojik bir romandı. Pek sevemedim. Konusunu da pek anlamadım. Kadın rüyasında ne gördü de vejetaryen olayım dedi acaba? Bunu çok merak ettim mesela
Birbiri ile bağlantılı üç farklı hikâye olsa da aslında hepsi 'rüya' üzerine dönüyor. Yonghe rüyasında kanlı et parçaları görmeseydi hayatı farklı olacaktı ama bir rüya ve onun arkasından gelen bitmeyen rüyalar onu bir bitki olmaya yönlendirirken, Yonghe'nin yaşadıkları kocası, eniştesi ve ablasının gözüyle 3 farklı şekilde anlatılmış. Aslında 3 kısımda da bir günah çıkarma durumu söz konusu.
Kitap bir kadının gördüğü şiddet, kan ve kötü rüyalar sonucu vejetaryen olmasını anlatıyor. Ama sadece bu değil, buna ek bir bireyin farklılaşması sonucu ailesi, toplum tarafından nasıl dışlanabileceği, yaşadığı ortama nasıl yabancılaşabileceğini de işliyor. Ayrıca bütün bunlara ek Kore yaşam tarzı ve toplum ilişkilerini de güzel bir anlatımla okura sunuyor.

Okurken en dikkatimi çeken şey ise Kafka'nın Dönüşüm'ü ile benzerlikleridir.

Ayrıntılı kitap incelemesi için:
http://kitapokurum.blogspot.com.tr/...kang-vejetaryen.html

Yazarın biyografisi

Adı:
Han Kang
Unvan:
Yazar

Yazar istatistikleri

  • 9 okur beğendi.
  • 304 okur okudu.
  • 7 okur okuyor.
  • 122 okur okuyacak.
  • 4 okur yarım bıraktı.

Yazarın sıralamaları