Çiçek

Çiçek
@1smyck
Mürekkeple yıkanmış bir zihin, kir pas tutmaz.
Podolog
51 okur puanı
Eylül 2025 tarihinde katıldı
Spoiler içerir
9/10
·168 syf.··
2025 42. kitabı
Sabahattin Ali’nin Kürk Mantolu Madonnasını okurken insanın iç dünyasının ne kadar karmaşık olabileceğini bir kez daha hissettim. Kitapta özellikle Raif Efendi’nin sessiz, içine kapanık ama duygusal yönü beni çok etkiledi. Dışarıdan sıradan biri gibi görünen bir insanın içinde bu kadar derin bir sevgi barındırması gerçekten düşündürücüydü. Fakat bazı noktalarda Raif Efendi’yi eleştirdiğim yerler de oldu. Bence Raif Efendi, Maria Puder’in sevgisine hiçbir zaman tam olarak güvenmedi. Onu hep bir arayış içindeymiş gibi gördü. Mektuplar kesilince, Puder’in hasta olduğunu bildiği halde “beni terk etti” diye düşünmeyi seçti. Oysa sevdiği kadına inanmalı, gidip ne olduğunu araştırmalıydı. Yurtdışına gidip Puder’in izini bile sürmemesi, sonra da evlenmeyi seçmesi bana hep bir kaçış gibi geldi. Sanki sevmekten çok, acı çekmekten korktu. Puder’in bir kızı olduğunu öğrendiğinde bile, yani aslında sevdiği kadının bir parçası karşısındayken bile, ona sahip çıkamadı. Hep kendi içine kapandı, “hiç sevmediğini” söylediği ailesine bile bağlanıp kaldı. Bu yönüyle bana göre Raif Efendi sevdi ama cesaret edemedi. Yine de bu hikâye sadece bir aşk romanı değil. Aynı zamanda insanın kendini, korkularını ve kaybettiklerini sorgulatan bir roman. Maria Puder sevilmeyi hak eden bir kadındı; Raif Efendi ise duygularını yaşamak yerine saklayan bir adam. Kitap bittiğinde, içimde “keşke herkes bu kadar derin sevebilse ama bu kadar korkmadan” hissi kaldı.
1000Kitap
Kürk Mantolu MadonnaSabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 2025375,5bin okunma