İmam-ı â'zam hazretleri, fıkıh ilmini tahsil etmek için üstad-i ekremi Hammâd rahimehümullah hazretlerinin huzurlarına girmişti. Yeni talebesinin akıl ve dirayetini, zekâ ve fetanetini bir bakışta anlayan üstad, talebesine şöyle buyurdu:
Oğlum! Cidden ilim ve kemal sahibi olmak arzusunda isen, hergün üç ilmî mes'eleyi öğrenmeğe ve ezberlemeğe çalış.
İmam-ı â'zam, üstadının bu tavsiyesine uydu ve filhakika kısa bir süre içinde cidden ve hakikaten ilim ve kemal sahibi oldu.
Ben de âcizane tavsiye ediyorum: Ömr-ü azizimizi boşuna çürütüp hevaya vermeyelim. Hergün, en az üç mes'ele öğrenelim. Bu üç mes'ele dünyamıza veya âhiretimize yararlı olsun.
" eğer zirvede çam olamazsan vadide bir çalı ol , ama ol. Derenin yanında ki en güzel çalı sen ol. Ağaç olamazsan küçücük bir çalı ol . Çalı olamazsan bir parça çimen ol. Süsle, şenlendir bir yok kenarını .
Balina olamazsan küçücük bir balık ol. Ama göldeki balıkların en kıvrak olanı ol.
Hepimiz kaptan olamayız, tayfalar da olacak . Hepimiz için yapacak şey var bu dünyada. Büyük işlerde var , küçük işlerde .... Yapmanız gereken şey yanı başınızda .
Ana yol olamazsan bir patika ol .
Güneş olamazsan bir yıl ol. İster büyük ol ister küçük . Yanlız, her zaman en iyi ol ."