Kültür robotu aileler, kültür robotu bireyler üretirler ve onlar yeniden kültür robotu aileler kurarlar. Toplum ailesiyle, okullarıyla, komşuluk ve iş ilişkileriyle kültür robotu üreten büyük bir imalathane gibi iş görür, bir açık hava hapishanesi gibi olur.
Kendine tanıklığa önem veren ise, 'Ben ne derim?' diye sorar ve kendi gözüne hesap verecek şekilde davranır. Kültür robotluğunda kişinin özü yoktur, sadece toplumun belirlediği formüller ve kalıplar vardır. Kültür robotluğunun tümüyle teslim aldığı bir ilişkinin geleceğinde gönüllerin solduğu, soğuduğu yalnız bir dünya vardır. Buna karşılık bir şahsiyet olduğunda yaşanan ilişki dopdoludur! O doluluk sizin özünüzde oluşur, yabancı değil, aşina ve anlamlıdır!
Bir şahsiyet olmayı başarmış kişi, hem kendini hem de diğerlerini ciddiye alır ve önemser! Ama, 'Başkaları ne der?' derken, 'Ben ne derim?'i önemsememezlik yapmaz. Kendi özüyle tutarlı olduğu için , kişinin kendine tanıklığı, diğerlerinin ne söyleyeceğinden daha önemli ve acildir...