Zeynep Sarıaydın

Zeynep Sarıaydın
@1zeys
5-A SINIFININ yepisyeni öğretmeni Halis Muhlis için öğrencileri tarafından sevilmek çok önemliydi. "Eğer bir öğrenci matematik öğretmenini sevmezse, matematiği de sevmeyebilir. Eğer bir öğrenci tarih öğretmenini sevmezse tarihi de sevmeyebilir. Ve eğer bir öğrenci, kendisine, Allah'ı, Peygamberi ve Kur'an'ı anlatıp tanıttıracak öğretmenini sevmezse..." Halis Muhlis, bu endişesini her fırsatta öteki öğretmen arkadaşları ile paylaşırdı. Paylaşırdı ama bu cümlenin sonunu da hiç tamamlamazdı. Çünkü bu cümlenin sonu, Halis Muhlis için ürkütücü bir şeydi. O yüzden cümlesini tamamlamak yerine, "Hiçbir şey anlatamıyorsak , bari kendimizi sevdirelim; ya da en azından kendimizden nefret ettirmeyelim yeter!" demeyi tercih ederdi.
Sayfa 73
Reklam
Hz. Peygamber kendisini şu üç şeyden geri çekmişti: 1. Çekişmek. 2. Çok konuşmak ve çok mal edinmek. 3. Kendisini ilgilendirmeyen şeylere karışmak. İnsanlara karşı da şu üç şeyi terk etmişti: 1. Başkalarını kınayıp ayıplamak. 2. Başkasının kusurlarını araştırmak. 3. Sevabı olmayan konularda konuşmak.
Sayfa 30
"Sevilmeme korkusu" öylesine içimize işlemiş ki, sürekli dışarıda bizi beğenecek bir bakış arıyoruz. Halbuki eskiler, "kem göz"den korkardı. Başkasının göz ve tecessüsünden korumamız gereken iç sınırlarımız, hayat alanlarımız var. Hayâ büyük bir muhafızdır. İnsana aleniyet üzerinden özgürlük vaat edenler, onu yeni iletişim teknolojileriyle seyirlik ve suistimal edilebilir bir nesneye dönüştürüyor. Her türlü arzu ve duygusu güdülebilir/yönlendirilebilir bir otomat. Oysa özgürlüğün yolu, mahremin ve sınırların korunmasından geçiyor.
Sayfa 220
Kelimelerden kendisine türlü savaş aletleri yontan bu kadın da babayı erken yaşta ölümün akşam ülkesine uğurlayıp, O akşam ülkesinin yenikliğini içinde bütün dünyaya küslük olarak gezdiren binlerce kader mahkûmundan biriydi. O akşam ülkesine erken yaşlarda yolcu uğurlayanlar yenikliğin tadını bilir. Hayat kolunu kanadını kırdıysa bunu bir daha yapacak demektir, işte bu yüzden daima bir savaş hali üzere yaşar, kimsenin onlara değecek, onlara dokunacak kadar yakınlarına sokulmasını istemezler. Büyük savaşçılar en ağır yenilenlerin arasından çıkar.
Sayfa 190
Bir böyle denizaşırı gurbetlere gidip sızlayanlar vardır, bir de babalarının gurbetinde sonu gelmez bir özleyişle baştan aşağı sızı kesilenler.
Sayfa 190