10/10
·464 syf.··
Beğendi
·
2021 8. kitabı
Bir gün bir çocuk polise telefon edip ihbarda bulunuyor.Ailesiyle yemek yerken evlerine bir adam giriyor ve herkesi öldürüyor, çocuğu ise polise ihbarda bulunma izni verecek kadar hayatta bırakıyor. Boris, yıllar sonra Mila ile bu olay üzerine buluşuyor ve yardımını istiyor çünkü katil, Mila’nın bildiği biri; 17 yıl önce aniden ortadan kaybolan bir adam.Sonrasında yaşanan diğer cinayetlerde de fark ediliyor ki yıllar önce bir anda kaybolanlar, bir anda ortaya çıkıyor ve cinayet işliyorlar sonrasında tekrar sırra kadem basarak yok oluyorlar. Mila’nın yardımcısı ise 20 yıl önce yaşanmış eski bir olay sonucu tüm polisler tarafından dışlanmış Simon Berish oluyor çünkü kaybolup geri gelenler muhabbetinde şüphelendiği bir isim var; Kairus. Uykuların efendisi. Bir tarikat. Bu tarikat, dışlanan bu insanlara bir seçenek sunuyor onlara telefon ederek; Hayatının değişmesini ister misin? Evet cevabını verenleri bir otel odasında bir bardak su ve iki adet uyku ilacı bekliyor.İşte o otel odasından sonra o insanlar yıllarca yok oluyor ve sonra bir cinayet işlemek için tekrar ortaya çıkıyorlar. Karanlık ise hala Mila’yı çağırıyor, hatta kızı Alice’i de.Karanlık bekliyor. Yine çok iyiydi.Simon Berish ve köpeği kitaba renk katan karakterlerden oldular.Mila ise yine şaşırtmadı ve belaların, karanlığın içine daldı.
Kötülük HipoteziDonato Carrisi · Pegasus Yayınları · 2021113 okunma
Puan vermedi·260 syf.··
2026 214. kitabı
20. yüzyılın en sarsıcı düşünür ve eylemcilerinden Jean-Paul Sartre’ın 1938 yılında yayımlanan anıtsal ilk romanı "Bulantı", felsefe tarihini ve modern edebiyatı kökten sarsan, varoluşçu akımın manifestosu niteliğindeki kült bir başyapıttır. Roman; Bouville adlı kasvetli bir sahil kasabasında yaşayan, geçmişin gölgeleriyle bağını koparmış tarihçi Antoine Roquentin’in zihninin derinliklerine, günlük formu aracılığıyla ayna tutar. Olay örgüsünün ötesinde tamamen bir düşünüş biçimi sunan eser; Roquentin’in bir gün sahilde basit bir taş parçasına dokunmasıyla başlayan ve ardından nesnelerin, insanların, hatta kendi bedeninin "fazlalığıyla" yüzleşmesiyle derinleşen o kaçınılmaz fiziki ve ruhsal tiksintiyi —yani "Bulantı"yı— merkezine alır. Sartre; Selâhattin Hilâv’ın usta işi çevirisiyle dilimize kazandırılan bu eserde, bireyin mutlak yalnızlığını, toplumun sahte ahlak normlarını ve geçmişin mülkiyetçi yanılsamalarını cerrah titizliğiyle deşer. Karakterin yaşadığı psikolojik nevroz ve sanrılar, aslında insanın bu dünyaya fırlatılmışlığı ve var olmanın getirdiği ağır sorumlulukla yüzleştiği o çıplak andır. Yazarın o yoğun, klostrofobik ve her cümlesi felsefi birer aforizmaya dönüşen görkemli dili; bu romanı sıradan bir bunalım anlatısı olmaktan çıkarıp, "varoluşun özden önce geldiğini" kanıtlayan ve insanı kendi zihninin zifiri karanlığında yapayalnız bırakan dâhice bir edebi anıta dönüştürür.
BulantıJean-Paul Sartre · Can Yayınları · 202128bin okunma
Reklam
Havari Tomas
Dirilen İsa'yı karşısında gören Tomas, şüphelerinden sıyrılarak O'na şöyle tapınmıştır: Yuhanna 20:28 "Tomas O’nu, 'Rabbim ve Tanrım!' diye yanıtladı."
1000Kitap
Osman Gazî döneminde tüm Anadolu Türkmen beyleri, Selçuklu sultanının bir menşûrla atadığı beyler/emîrler durumunda idiler ve onlardan hiçbiri sultan unvanını almaya cesaret edemezdi. Böyle bir
Sayfa 11 - İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
Tarih
Genel olarak 20'li yaşlar
Kilometrelerce yürümüşüm de hayat 'oo sen çok yanlış gelmişsin kardeşim' demiş gibi..
Reklam
Reklam