21'inci yüzyılın ilk çeyreğinde, bencillik çok öne çıkmış vaziyette. Birey, kendisini her türlü hakka sahip olarak görüyor ve bu görüş, kendisine büyük bir özgürlük alanı açtığı vehmine kapılmasına sebep oluyor. "Ben her şeyi yapabilirim, buna hakkım vardır, bu imkanlar benim elimde olmalıdır." diyor. Ve bu imkânları kısıtlayan her şey, mesuliyet kavramının kapsamına giriyor. "Ben hiçbir şeyden mesul değilim.” anlayışı yaygınlaşıyor. Mesuliyetle bencillik veya bireysellik ters kavramlar... Peki, bu bencilliği kim öne çıkarıyor? Küreselciler öne çıkarıyor. Teknolojik imkânların ve haberleşme alanındaki gelişimin etkisiyle sermaye artık akışkan hale geldi. Küreselciler, kapital üzerinden para ve güç kazanıyorlar. Bunun için de kitleleri, her türlü mesuliyetten ârî, sadece kendisi için yaşayan, kendisi için isteyen ve tüketen bireyler haline getirmeye çalışıyorlar. Böylece bir fâsit daire oluşmuş vaziyette.