Bibliyosmia Kitap Okuma Grubu – 45. Kitap
Bibliyosmia Kitap Okuma Grubu – 45. Kitap Alice Feeney – Taş Kağıt Makas 𝐒𝐚𝐲𝐟𝐚𝐲𝐚 𝐝𝐞𝐬𝐭𝐞𝐤 𝐨𝐥𝐦𝐚𝐤 𝐢ç𝐢𝐧 𝐛𝐞ğ𝐞𝐧𝐦𝐞𝐲𝐢, 𝐤𝐚𝐲𝐝𝐞𝐭𝐦𝐞𝐲𝐢 𝐯𝐞 𝐩𝐚𝐲𝐥𝐚ş𝐦𝐚𝐲ı 𝐮𝐧𝐮𝐭𝐦𝐚𝐲ı𝐧! 13 Haziran 2026 | 21.00 Çevrimiçi okuma ve tartışma buluşması Detaylar ve katılım bilgisi için DM atınız.
Bibliyosmia
"Satürnün öğrettiği toprağın gücü"
"Oğlak burcu. Elementi toprak, gezegeni ise Satürn'dür (Zuhal). 21 Aralık'ta başlayan Cedî burcu 20 Ocak’ta son bulur. "Burc-ı buzgâle" veya "burc-ı büz" olarak da bilinir. Dişil, toprak grubundan, kış mevsimine aittir, Satürn tarafından yönetilir, Mars burada yücelir. Çekingen, tutumlu, asabi, endişeli, kavgacı, kurnazdır"
Sayfa 73·Kitabı okudu
Alıntı
Reklam
Ordu Muhafazakârlar ve Mürteciler yazısından- 21 Haziran 1961
"Her inkılâp yıkıcı olduğu nisbette yapıcı olduğu için, dünden aldığını yarına ödemek zorundadır. Bu borcu ödemeden tarihin sahnesinden çekilemez. Yalnız yıkmakla kalan ve tarihe borcunu ödemekten kaçan bir inkılâp yarım kalmıştır ve onu tamamlıyacak bir yeni inkılâba gebedir. Mefhum kalıpları içinde kalan, bunları doldurmayan, kelimeci inkılâplar, sözde inkılâplardır. Romantiktirler, hayal, dilek, nümayiş ve nutuk safhasında kalırlar. Romantik devreden realist devreye, imha safhasından inşa safhasına geçemezler. Yıkanlar yapmak ödevini üzerlerine almışlardır. Bu, yalnız dileklere yasa şekli veren hukukî bir inşa değildir. Topyekûn bir devleti temelinden çatısına kadar kuran bir madde ve mânâ yapısıdır. Şairin ve hukukçunun kifayetsiz ellerine bırakılamaz. Bütün tarih ve manevî değer hazinesiyle, bütün mülkî ve idarî teşkilât bünyesiyle, bütün dinî, ahlâkî ve millî temelleriyle toptan bir inşadır. 1960 inkılâbı yıkmaktaki dehasını yapmakta da göstermeye davetlidir. Herkes kabul eder ki ikincisi birincisi kadar süratli gerçekleştirilemez. İnşası gereken bina bir gecekondu devleti değildir. Yalnız plânı üzerine bile, inkılâp mimarlariyle bütün Türk düşünürlerinin uzun işbirliği şarttır. Dâva muazzam bir hareketi bir iki siyasî partiye acele devir ve teslim etmek değildir. Dâva Türkiye'nin yeniden inşasıdır."
Sayfa 12 - Ötüken Yayınları·Kitabı okuyor
21'inci yüzyılın ilk çeyreğinde, bencillik çok öne çıkmış vaziyette. Birey, kendisini her türlü hakka sahip olarak görüyor ve bu görüş, kendisine büyük bir özgürlük alanı açtığı vehmine kapılmasına sebep oluyor. "Ben her şeyi yapabilirim, buna hakkım vardır, bu imkanlar benim elimde olmalıdır." diyor. Ve bu imkânları kısıtlayan her şey, mesuliyet kavramının kapsamına giriyor. "Ben hiçbir şeyden mesul değilim.” anlayışı yaygınlaşıyor. Mesuliyetle bencillik veya bireysellik ters kavramlar... Peki, bu bencilliği kim öne çıkarıyor? Küreselciler öne çıkarıyor. Teknolojik imkânların ve haberleşme alanındaki gelişimin etkisiyle sermaye artık akışkan hale geldi. Küreselciler, kapital üzerinden para ve güç kazanıyorlar. Bunun için de kitleleri, her türlü mesuliyetten ârî, sadece kendisi için yaşayan, kendisi için isteyen ve tüketen bireyler haline getirmeye çalışıyorlar. Böylece bir fâsit daire oluşmuş vaziyette.
Sayfa 34·Kitabı okuyor
Mektebi Sultanî’den sonra Çarşamba Lisesi, garip bir tokat gibi patlar yüzümüzde. 21 Mayıs olaylarıyla Harbokulu’ndan uzaklaştırılmış, sonra fark dersler vererek lise öğretmeni olmuş askerden bozma türkçesi bozuk edebiyatçılar, her gün yanlışını bulduğum fransızcacı, boş geçen Kimya derslerine gelen Kâşifin eczacı ablası...
Soyan Azgın Azınlığın ve Soyulan Çaresiz Çoğunluğun Mücadelesi
İnsanlar ve toplumlar her çağda ikiye ayrılır. Soyan azgın azınlık ve soyulan, çaresiz bırakılan çoğunluk.
Hayata Dair
Reklam
Reklam