Mevcut varsayımlarımız ve düşüncelerimiz zihniyetimizi belirler. Belirli bir çaba ve uygulama ile istenilen değişimi gerçeklestirebileceğinize mi ya da belirli şeylerin kendinizde asla değişmeyeceğine mi inanıyorsunuz?
Belirlenen hedef ve amaçlar;
Gerçekçi değilse umut beklenmez.
Zorlu değilse motivasyon sağlanmaz.
Yeterince anlaşılır olmadığında, amaçtan kolay sapılabilir.
Hedef için net bir tanım yapılmadığında yeterli performans ölçümü yapılamaz ve öğrenme zarar görebilir.
Farkında olarak yaşamak; "Ben kimim? Yaşamdaki önceliklerim neler? Ne istiyorum?" sorularına içeriden bakabilme kabiliyetidir. Kişisel olarak kaynaklarımızı ve sınırlarımızı bilme halidir.
Ön yargılarımızdan arındırılmış bir iletişim, karşı tarafın savunmaya geçmesine engel olur ve problem olarak gördüğü şeylerle doğal olarak ilgilenmesini sağlar.
Her duygu içinde mesaj barındırır. Örneğin çok öfkelendiğinizde duygunun size vermek istediği mesaj, çizmeniz gereken sınırlar olabilir. Yine incinmiş hissettiğinizde beklentileriniz karşılanmamış olabilir.