Hikayedeki o masalsı, karanlık ama aynı zamanda çok zekice işlenmiş kurguyu okurken gerçekten keyif aldım ve zaman zaman yazarın nasıl kurguladığını düşünerek hayran kaldım.
Kitap gerçekten çok mistik bir havaya sahip.
Sadece olay örgüsü ya da karakterler değil, atmosfer bile okuyucuyu gizemli, puslu bir dünyaya sürüklüyor. Zamansal ve mekansal sınırlar bulanık; sanki her an gerçek ve hayal iç içe giriyor. Uzun İhsan’ın atlası, Bünyamin’in yolculuğu, Alibaz ve diğer karakterlerin hikayeleri… Hepsi bir araya gelince ortaya hem zekice işlenmiş hem de mistik bir dünya çıkıyor. Olayların bir noktada kesişmesini de şaşırarak okudum ve beğendim.
Ve birçok noktada yazar konuyu bulanık bırakıyor, okuru düşünmeye zorluyor. Açıkçası ben bunu da sevdim; ayrı bir keyif verdi bana.
Hatta ben şöyle de söyleyebilirim: Kitabı okurken zaman zaman kendimi bir rüyada gibi hissettim.