Bayağı adamlar, kendinden üstün olanlarla başa çıkamayınca arkasından atıp tutmaya başlarlar. Seninle karşılıklı konuşmada başa çıkamayan kıskanç, arkandan bol bol atar tutar.
Diyelim ki bizler de hakkı hakikati duyma hususunda şevkimizi hiç kaybetmeyelim, öğrendiklerimiz vicdanımızı uyandırsın ve her yaşta "din nasihattir" sırrından hissemizi bol bol alalım.
Tüm çağdaş demokrasilerin insan hakları konusunda kabul ettiği evrensel ilkeler içinde 'eşitlik ilkesi' başta gelir. Eşitlik, öncelikle cinsiyet ayrımcılığının ortadan kaldırılması bakımından önemlidir. Bireyin cinsiyetine bakılmaksızın tüm haklardan eşit olarak yararlanması ve hukuk karşısındaki eşitliği tartışılmaz bir gerçek olarak kabul görmektedir.
İslam dini ise, zamanına göre kadın hakları bakımından reformist ve koruyucu olmakla birlikte, günümüz dünyası ile kıyaslandığında kabulü imkansız olan bir ayrımcılık yansıtmaktadır. Kur'an'da hitap erkekleredir. Birkaç ayet dışında kadını muhatap alan bir üslup kullanılmamıştır. Kadının erkek karşısında ikinci sınıf bir birey olduğu açık biçimde ifade edilmektedir.
Bakara suresinin 228. ayetinde, 'Erkeklerin kadınlar üzerindeki hakları bir derece daha fazladır'; Nisa suresi 11. ayette, 'Allah size, çocuklarınızın alacağı miras hakkında, erkeğe kadının payının iki mislini tavsiye eder'; Nisa suresi 34. ayette, 'Erkekler kadınların üzerine yöneticidirler. Çünkü Allah, kimini kimine üstün kılmıştır. Çünkü erkekler kadınlara mallarındannharcamaktadır... Dik kafalılık, şirretlik etmelerinden korktuğunuz kadınlara öğüt verin, yataklarından ayırın ve dövün,' denilmesi; bu ayetlerin yanısıra erkeğin dört kadına kadar evlenmesine, teşvik edilmemekle birlikte izin verilmesi; evlenme ve boşanma ile ilgili kuralların erkek lehine düzenlenmesi, çağdaş dünyada kabul gördüğü biçimde bir eşitlik anlayışının dinde yer almadığını göstermektedir. Günümüz koşullarında, söz konusu ilkelerin yaşama geçirilmesi mümkün olmamakla birlikte, Kur'an'ı anayasası olarak kabul eden Siyasal İslam Hareketi için, söz konusu ilkeleri uygulamak bir zorunluluktur.