15 günde 15 kitap bitirdim.. ;)
Bunlar hep çapraz okuma faydası :) Ve gerçekten mümkün mertebe şartlanmak 🙏 Seçilen kitaplarda gayet şık olunca okunuyor vesselam 😇📚 Yol arkadaşımı zaten biliyorsunuz :) ⋆✿Lüzumsuz Kadın 280 syf ⋆✿Oscar ve Pembeli Meleği 72 syf ⋆✿Bir Kız Bara Girer ve... 228 syf ⋆✿Ah Minel Aşk 165 syf ⋆✿Mümkansız Şeyler 96 syf ⋆✿Sessiz Hasta 309 syf ⋆✿Mösyö İbrahim ve Kuran'ın Çiçekleri 56 syf ⋆✿Sevmek Aşktan Üstündür 64 syf ⋆✿Minka Abla 112 syf ⋆✿Ölü Canlar 479 syf ⋆✿Mide Ağrısı 81 syf ⋆✿Bir Ölüm ve Birkaç Skandal 208 syf ⋆✿Ay Batarken 123 syf ⋆✿İnci Küpeli Kız 260 syf ⋆✿Madam Pylinska ve Chopin’in Sırrı 80 syf Toplam olarak 2613 sayfa okuma yaptım, öyle güzel bir ân ki benim için.. siz değerli okurlara teşvik edici olması dileğimle 🌷📚😌 Keyifli okumalar.
Girişte 73 tane sayfaya mavi mürekkep ile parmak izi basıp imzamı da attıktan sonra bu kutsal mekana, doğumhaneye teşrif edebilmiştim. Demek doğumhane böyle bir yermiş. Kendimi tersine fonksiyon bir gassal gibi hissediyorum. Neyse döndü bir hemşire işlem neydi diye sordu. Dedim hanımefendiciğim kürtaj olacağım. Aldı beni bir tane odaya soktu. Odada iki kadın daha vardı. Oturdum yatağa, hemşire de birazdan gelecem dedi çıktı. Kadınlardan biri orta yaşlıydı. Sere serpe uzanmış tavanı izliyordu. Öteki de elinde bir bebek oturuyordu ama çok stresli gibiydi. Döndü bana sordu, acaba kürtaj olurken canım çok yanar mı diye. Dedim ki, ''Şimdi hanımefendiciğim bu sizin kimden ne şekilde, hangi pozisyonda, saat kaçta, hangi şarkı çalarken veya çalmazken, odanın ışığı açıkken mi kapalıyken mi, ek sıvı kullanarak mı kullanmayarak mı hamile kaldığınıza göre değişir.'' Uzanan orta yaşlı abla bana yandan ters bir bakış atıp kadına kaç aylık olduğunu sordu. Bir aylıkmış. Bir aylık olduğuna göre de kolay geçermiş. Sonra ablalar kendi aralarında bir sohbete girdiler. Biri dedi hamile kalmamım sakıncalı olduğunu söyledi doktor ama spiral mi silindir mi kare mi her neyse işte onu takmak da günah. Öteki de e kürtaj da günah dedi. Derken odaya yaşlı bir kadın girdi. Biraz da onunla sohbet ettiler. Kadın bana seninki kaç aylık diye sordu. Dedim, ''Hanımefendiciğim benimki 228 aylık. Ben doğdum doğalı bunlar benim içimde var oluş gösteriyorlar. Tamam sadece gösterseler yine iyi. Bir de bunlar birbirlerini döllüyorlar, yavruluyorlar. Büyüyorlar da büyüyorlar. Yer kalmadı efendim. Bekledim de bekledim. Doğsunlar de ferahlayayım dedim. Ama yokk! İnat etmiş doğmuyor. Ben de ne yapayım madem sen doğmayı beceremiyorsun şekilsiz bir şey olarak yaşamana izin veremem. Ben de yok etmeye karar
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
teze betik-6/XII/١٤٤٧
🗂️""DİNSİZ BİR MİLLET YAŞAYAMAZ!_Post-Modern Dünyada Hayatın Manası Üzerine""📂📌 🧷🖍️🖊️🖋️✒️✏️📝🗒️📒📓📘🗃️📚📖Prof. Dr. Ahmed Akgündüz |||| HOLLANDA'DA ÇOK SAYIDA HRİSTİYAN, ATEİST VE HUMANİSTLERİN SORDUKLARI ALLAH'A İMAN, HAŞİR, KADER, HZ. İSA'NIN AHİRZAMANDA NÜZULÜ VE BENZERİ ÖNEMLİ SORULARA CEVAP OLARAK HAZIRLANAN VE ÇOK SAYIDA İNSANIN OKUYARAK MÜSLÜMAN OLDUĞU BU KİTABI, BÜTÜN GENÇLERE VE ÖZELLİKLE DEİZM VE ATEİZM KUYUSUNA YUVARLANMAK ÜZERE OLAN BİÇARE GENÇLİĞE ALIP OKUTUNUZ. ANNELER VE BABALAR, SİZİN CEVAP VERMEKTE ACİZ KALDIĞINIZ SORULARA BU KİTABI OKUTARAK GENÇLERİ GİRDAPLARDAN KURTARINIZ! 📏📏Allah’a İman, bilim, teknoloji ve hayatın anlamı üzerine tartışmaların giderek daha fazla arttığı bu çağda, elinizdeki bu çalışma, her insanın sorduğu hayatın manası ile alakalı sorduğu sorularını bütünlüklü ve derinlikli bir şekilde ele almaktadır. Nereden geliyoruz? Neden varız? Acılarımızın, özgürlüğün ve kaderin manası nedir? Din ile bilim gerçekte birbirleriyle nasıl bir ilişki içindedir? Bu eser, söz konusu soruları İslâm akaidinin temelleri çerçevesinde ele almakta ve özellikle Kur’ân-ı Kerîm’i bir idrak, tefekkür ve rehberlik kaynağı olarak merkeze koymaktadır. Okuyucu; Hâlık’ın birliği, nübüvvet, âhiret, İlâhî kader, insan ruhu, imanın inkişafı ve din ile bilim arasındaki ilişki gibi temel konuların işlendiği bir yolculuğa çıkarılmaktadır. Bununla birlikte evrim teorisi, acıların ve kötülüğün yaratılması meselesi, insan psikolojisi, şuur ve modern hayatın güncel soruları gibi karmaşık ve çağdaş meseleleri de dikkatli, dengeli ve anlaşılır bir üslupla ele almaktadır. Yine bu eser, imanın iç boyutuna da odaklanmaktadır. İnsanın neden inandığını anlamasına yardımcı olmaktadır. Aklî delilleri manevî içgörüler ve hayatın içinden misallerle birleştirerek, kalp ile akıl,
İSLAM’DA ŞİDDET: CARİYELERE VERİLEN CEZALAR
Halife Ali’nin eşi, yani Muhammed’in kızı Fatma’nın bir cariyesinin zina yaptığı ve buna karşılık Fatma’nın ona 50 kırbaç cezası verdiği aktarılır. Bu olay, birçok İslam düşünürü tarafından kaynaklarda ele alınmıştır. Ancak daha çarpıcı olan ise şu: Bu uygulama ne ciddi bir ahlaki sorgulamaya tabi tutulmuş ne de insanlık açısından problemli görülmüştür. Aksine, normalleştirilmiş ve meşrulaştırılmıştır. Fatma’nın cariyesine 50 kırbaç cezası vermesi, Kur’an’daki hükümlere dayandırılmaktadır. Nisa Suresi 25. ayette, cariye ve kölelerin zina etmeleri durumunda cezalarının, hürlere uygulanan cezanın yarısı olacağı belirtilir. Hürlere uygulanan ceza ise Nur Suresi 2. ayete göre 100 kırbaçtır. Bu durumda cariyeler için ceza 50 değnek olmaktadır. Burada şu soru gündeme gelebilir: Acaba İslam, cariyelere daha fazla hak tanıdığı için mi cezalarını daha düşük belirlemiştir? İslamcılar bu konuyu İslam’ın kölelere verdiği değer olarak anlatırlar. Ancak durum hiç de İslamcıların türlü hilelerle anlattığı şekilde değildir. Köle ve cariyelerin statüsü farklı değerlendirildiği için cezalarında indirim öngörülmüştür. Bu indirimin gerekçesi olarak, ağır cezaların ölüm ya da kalıcı sakatlıkla sonuçlanma ihtimali ve bunun ekonomik sonuçları dikkate alınmıştır. Çünkü sahibi onu gerektiğinde satabilir, cinsellikte kullanabilir ve hatta bir arkadaşına bir mal gibi hediye olarak verebilir. Eğer sakat kalırsa, değeri düşer, kimse onu almak istemez ve dolayısıyla sakat kalan cariye pazarda daha az bir değere satılacak ve efendisi gelir kaybına uğrayacaktır. Gerçek şu ki burada konu merhamet değil, mülkiyettir. Köle ve cariye, bir insan olarak değil, bir mal olarak değerlendirilmektedir. Cezanın yarıya indirilmesi “insanı korumak” için değil, sahibinin malının zarar görmemesi
Hz. Peygamber (asm) Efendimiz, Hz. Vabisa’ya şöyle demiştir: “Ey Vabisa! Kalbine danış, nefsine danış.” buyurdu ve bunu üç defa tekrarladı. Sonra da şöyle devam etti, “İyilik nefsin yatıştığı şeydir. Kötülük ise -insanlar sana fetva verseler bile- nefsi tırmalayan, sinede gel-gitler / tereddütler meydana getiren şeydir.” (Müsned, 4/228; Mecmâu'z-Zevâid, 1/175,10/297)
"İyilik (birr) vicdanı rahatlatan şeydir; günah ise içinde bir ürkeklik (riybetün) ve gönlünde bir rahatsızlık bırakan, insanların bilmesini istemediğin seydir" (Müsned Ahmed, 4/228)