Mihnet-i aşk ey dil âsândur diyü çok urma laf
Aşk bir yükdür ki ham bulmuş anun altında kaf
(Fuzûlî)
Ey gönül aşkın sıkıntısı kolaydır diye çok konuşma ;zira aşk öyle bir yüktür ki kaf,onun altında bükülüp kalmıştır.
Zamane bilginlerinin dillerine doladıkları ‘’zamanın sana verdiği nimetleri değerlendir’’ fikrinden hoşlanmayıp,kendi yiğitlik ve basiretlerinden zevk almayı tercih ettiler; çünkü zaman her şeyi yok eder ve beraberinde iyilik kadar kötülüğü,kötülük kadar iyiliği getirir.
istanbul gibi ol işte,
özlet kendini...
koşarak sana geleyim,
alt et yine beni...
gezerken tüm zihnini,
arka sokaklarında kaybet beni...
istanbul gibi ol işte,
biraz sahiplen, biraz terk et...
yalnız kalayım kuytularında,
sonra ansızın farket beni...
istanbul gibi ol işte,
bir jetonluk vakit ayırıp,
istanbul gibi sev beni...
“Aşk mıdır ki can-ü dil mülkünü yağma eyleyen
Aşk mıdır sinem içre gelip de cân eyleyen.” (Muhibbî)
Sevgilinin gönül varlığını yağma eyleyen aşk mıdır? Ve sonrasında cansız göğsüm içinde, gelişi ile bana tekrar can veren aşk mıdır?