'Aşk' sözcüğü zaten sözlükte 'Sarmaşık' demekmiş. Bir sarmaşık çınarları, servileri nasıl sarıp sarmalarsa aşk da öyle sarıp sarmalarmış çınar gibi yiğitleri, servi boylu dilberleri. Ve her sarmaşık, sardığı ağacı kurutulmuş sonunda.
"Ömrümü adadığım sevgili umarım bu kağıt senin eline ulaşır ve gönül gözünü açtığında kendi adını okur, sevgimin büyüklüğünü anlarsın" diye mırıldandı. Destelerimin arasına bir tutam çörek otu ve kurutulmuş lotus yaprakları koydu. Kokusunu verdi bana aşkını emanet etti