Miaa

Miaa
@24hours
Henüz evlenmeden babasına bakar, onun endişelerine, telaşına, annesi ile yaptığı tartışmalara gülüp geçer, kıskançlıkları, tartışmaları yersiz ve gereksiz bulurdu. O, evlenince bunların hiçbirini yaşamayacağına, kendi yuvasının çok farklı olacağına inanırdı. Ama şimdiöyle miydi? Önceden hiç dikkate almadığı en küçük şeyleri dert ediyor, ayrıntılarda boğuluyordu. O ufak tefek şeyler şimdi o kadar çok büyümüş ve önem kazanmıştı ki genç adam bocalamaktan kendini alamıyordu.
Reklam
Bildiğiniz gibi, eskiden kültürlü olmak isteyen bir insan, tutalım bir Fransız, bütün klasikleri okumaya başlardı. Din bilginlerini, trajedi yazarlarını, tarihçileri, düşünürleri... Bu işi için adamı nasıl bir zihin çalışmasının beklediğini anlıyorsunuz değil mi? Ama günümüzün bozuk düşüncelisi doğrudan doğruya inkarcı edebiyata dalmış, bu edebiyatı hemencecik her şeyiyle benimsemiştir. Tamamdır artık her şey. Dahası var, bu bozuk düşünceli, bundan yirmi yıl önce bu edebiyatta büyüklerin sözleriyle, yüzyıllar boyu kökleşmiş görüşlerle bir çatışmayı bulurdu, bu çatışmadan, ortada bir şeyin olduğunu anlardı; ama şimdi, kökleşmiş gülüşleri, üzerlerinde tartışmaya girmeye değmeyecek kadar değersiz sayan, ıçık açık, "évolution ve yaşama savaşıdır yalnızca var olan, hepsi o kadar..." diyen bir edebiyatın içinde bulmuştur kendini.
Bir sanatçı için gerekli olan şeyin onun ruhunda da olduğuna inanıyordu. Hangi resim, daha da şahane olan resim mi. tarihi mi, romantik mi, yoksa gerçekçi mi seçeneklerinde uzun süre kararsızlık yaşadıktan sonra resim yapmaya başladı. Her türlü resmi anlıyordu, bu türden de öteki türden de esinlenebilirdi; ama resim türlerinden habersiz, yapacağı resmin hangi ünlü türe ait olacağını umursamadan, doğrudan doğruya içinden geldiği gibi de resim yapabileceğini anlayamıyordu. Bunu bilmediği, doğrudan doğruya hayattan değil de, dolaylı olarak, resmin anlattığı hayattan esinlendiği için çok çabuk heyecanlanıyor, amacına da yine öyle çabuk varıyordu. Vronski için tek sorun, ona yön verecek bir kılavuzun olmamasıydı, bu da onu taklitçi yapıyordu.
"Sen daha baştan insanları, erkek ve kadın olarak iki cins yarattın; insan soyunu devam ettirsin diye kadını kocaya eş olarak Sen verdin. Ya Rabbim, öteki kulların gibi bu kullarını da, kulun Konstantin ile kulun Yekaterina'yı kutsal kıl, birleşmelerini imanla pekiştir, yüreklerini sevgiyle birleştir..."
Beni sevemeyeceğinden korkuyorum. Beni niçin sevmiş olabilirsin?
Reklam