okuyucuya trip atan katil+deus ex machina hürmetine dönen kurgu
1/10
·480 syf.··
2026 2. kitabı
·
137 günde okudu
·
Okunma: 04 Haziran 2026 20:43
Merhabalar, ben Sülde. Oyuncak Müzesi yazardan okuduğum ilk kitap dolayısıyla bu kitap, yazarla tanıştığım kitap oldu. Keşke olmasaydı. İncelemelerim SPOILER a.k.a SÜRPRİZ BOZAN içerir daima. Bunu bilerek lütfen bu incelemeyi okuyun. Kitap Yerme Geceleri formatında kitabı toplam 3 saat boyunca eleştirdiğim podcast'e ulaşmak için linke tıklayınız; Birinci Kısım: youtu.be/AjVkDd1RzkA İkinci Kısım: youtu.be/YnsXE_ZNtL8 Kanal adım: benSülde Başka kitapların yerme videoları da mevcut! 1) Deus Ex Machina Deus Ex Machina nedir? Karakterlerin bir olaydan tanrısal bir müdahale ile kurtulmasıdır kısacası. Ededbiyat ve sinema sektörünce 'zayıf yazarlık' eleştirisi yapılırken kullanılır. Bu kitap da buram buram Deus Ex Machina kokuyor. Ne hikmetse katilimiz için şans daima yaver gidiyor. Birisini mi öldürecek? Kameralar yok ya da çalışmıyor, oradan kimse geçmiyor, polis soruşturmuyor, DNA örneği alınmıyor. Yahu çok komiktir, bir noktada Nate-Rose Cierra ikizlerinin evine gidiyor parti için ve orada üç kişiyi öldürecek. Üst kata çıkıyor ve banyodaki dolaptan insanların sindirim sisteminden kanına 5-10 dakikada karışabilecek bir kimyasal (yazar o kadar tembel bir yazarlık örneği sergilemiş ki bize ne olduğunu bile söylemiyor) bulup shot bardaklarına atıyor. Yani sen ilk defa gittiğin bir evde orada ilaç bulacağını nereden bildin, öyle bir kimyasal olmasaydı o insanları nasıl öldürecektin? Yok, hiçbir cevap yok. Çünkü Deus Ex Machina!!! 2) Çehov'un Silahı Çehov der ki eğer bir oyunun ilk perdesinde duvarda bir silah asılıysa oyunun ikinci perdesinde o silah patlamalı. Meali: sen bir karakter, olay ya da özellikten bahsediyorsan bunun kurguda işlenmesi ya da yararlı olması gerekir. O zaman Oyuncak Katili'nin Lexa'nın evine girip çıkıyor olmasının olayı
Oyuncak MüzesiEmre Gül · Guardian Yayınları · 20241,773 okunma
Napoléon Bonaparte
Puan vermedi·1024 syf.··
2026 39. kitabı
·
89 günde okudu
·
Okunma: 05 Haziran 2026 20:04
Baharla başladığım bu eser bugün 05.06.2026 günü bitti, okurken çokça araştırmak durumunda kaldım, haritaları inceledim, resimlere, şehirlere, savaş alanlarına baktım. Anlamak istedim Napolyon'u... Dahi bir asker, siyaset adamı, kanun yapıcı, araştırmacı, meraklı, sanata önem veren, Fransa'nın kalbine , kalıcı eserlerıne adını yazdıran büyük şahsiyet... ​Napoléon Bonaparte, beş parasız bir siyasi mülteci olarak adım attığı Fransa'da sadece altı yıl içinde askerî darbeyle iktidara gelerek modern ülkenin kurucusu olan, Muazzam bir cazibeye, bitip tükenmez bir enerjiye ve zihnini adeta çekmeceler gibi bölümlere ayırarak birbirinden bağımsız düşünebilme yeteneğine sahip bir lider... Askerî kariyeri boyunca katıldığı 60 muharebe ve kuşatmanın yalnızca 7'sini kaybetmiş. Savaş alanında kare tabur, merkezî mevki ve karma düzen gibi taktiksel yenilikleri başarıyla uygulamış; hatta 5 günde 4 muharebe kazanabilecek kadar büyük bir sürat dehası sergileyen büyük asker.... Siyasi alanda ise ihtilalin romantizmini sonlandırıp yeni bir dönem başlatan, bugün 5 kıtada 40 ülkenin benimsediği ve Avrupa hukukunun temelini oluşturan ünlü Napoléon Kanunları'nı hayata geçirerek dünyaya kalıcı bir miras bırakan bir deha... ​Ancak kara savaşlarındaki bu dehasına rağmen, deniz stratejilerinden hiçbir zaman anlamamış. İngiltere'yi ekonomik olarak çökertmek amacıyla dayattığı Kıta Sistemi yüzünden Portekiz, İspanya ve Rusya'ya seferler düzenlemek zorunda kalan Napolyon. Zamanla düşmanları onun kolordu sistemini kopyalayıp kendilerini geliştirirken, Napoléon'un 1812 Rusya seferindeki ordusu yönetilemeyecek kadar hantallaşıp eski zaferlerini getiren geniş kuşatma manevralarını yapamaz hâle geliyor. Nihayetinde, Rus ordularının iki katı büyüklüğünde bir kuvvete komuta etmesine rağmen, 25 Ekim 1812
NapoléonAndrew Roberts · Kronik Kitap · 0157 okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
5/10
·384 syf.··
2026 7. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 26 Mayıs 2026 00:00
. . SPOİLER . . . . Açlık Oyunları’nı ilk kez 10 sene önce okumuş ve hala aynı sevgiyle, hatta daha heyecanlı bir şekilde takip eden biri olarak bu kitap benim için hayal kırıklığıydı. Beklentim çok daha büyüktü ve çok daha farklıydı. Onun yerine filler episode gibi hissettiren, çok tembelce yazılmış bir kitap buldum. Beğenmediğim yerleri madde madde anlatmam gerekiyor 1.Evrenle ilgili hiçbir şey anlatmıyor ve bilmediğimiz neredeyse hiçbir şey söylemiyor. Haraçlar haricinde yeni bir karakter dahi tanıtmıyor. Hiçbir risk almıyor. Akıl hocalığı yapacak karakterlerle tanımadığımız galipleri tanıtma, evreni genişletme şansı varken ne yapıyor? Zaten hem okuduğumuz hem izlediğimiz bir değil, İKİ galiple tekrar karşılaşıyoruz. Sonra bir bakıyoruz başka bir galibin de çocuğu o oyunlara seçilmiş ve tanıdığımız galip sayısı üçe çıkıyor, hem de Haymitch ve o çocuğu arenada beraber göreceğiz, çok üzücü değil mi? (75.Açlık Oyunları’ndaki haraçların bilerek seçilmesi olayına geleceğim.) Yeşilçam filmi mi bu? Yetmiyor o sırada herhangi biri olmayan Effie yokluktan çıkıp geliyor ve kitaba dahil oluyor. Neden? Tiktokta editleri yapılsın diye. Şu an şarkılardan filmlere kadar her şeyin sosyal medyada ünlensin diye yapıldığının farkındayım ve bu zaten yeterince kötü ama bu kadar sevdiğim bir serinin de bundan nasiplendiğini görmek benim için ekstra üzücü. Ayrıca orijinal seride Effie’nin 12.mıntıkaya bilerek verildiği ve bundan memnun olmadığı söylenmiyor muydu? 2.Haymitch’in Katniss’in babasıyla en yakın arkadaş olmasına, Lucy Gray’le akraba olma ihtimali olan birine aşık olmasına, kollarında ölen manevi kardeşinin broşunun devrimin sembolü olmasına falan değinmiyorum. Dramatik bulsam da diğer diğer kısımlar olmasaydı bunlar güzel ayrıntılar olabilirdi, zaten 12.Mıntıka çok büyük bir
Hasatta GündoğumuSuzanne Collins · Dex Kitap Yayınları · 2025877 okunma
Kitabın özeti mahiyetinde...
Puan vermedi·128 syf.·
2026 12. kitabı
TALEBENİN KENDİNE KARŞI EDEPLERİ 1- İlim İbadettir: "İlim, gizlide kılınan namazdır ve kalbin ibâdetidir” “Ameller ancak niyetlere göredir.” 1. Niyeti Allah subhânehu ve teâlâ için halis kılmak. 2. Dünya ve âhiret hayırlarını bir araya toplayan haslet: TAKVA bir donanımdır.. Faziletler yatağıdır.. Övgüye şayan hasletlerin konaklama yeridir... Takva gücün kaynağı, yüceliğin miracı, kalpleri fitnelerden koruyan sağlam bağdır... İfrata da tefrite de düşmeyin! 2- Selefî Ol: Ehl-i sünnet ve’l-Cemaat o kimselerdir ki Rasûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem’in bıraktığı izleri takip ederler. 3- Allah Teâlâ’ya Karşı Haşyetten Ayrılmamak ilminle, davranışlarınla ve amelinle Allah’a yönlendirmek. Ahmed b. Hanbel rahimehullâh şöyle demiştir “İlmin aslı Allah teâlâ’ya karşı haşyet duymaktır.” “İlim ameli çağırır. İcabet ederse ne âlâ.. aksi halde kalkar gider.” 4- Devamlı Murakabe Rabbine doğru yürüyerek hem gizli hem de aşikar hallerde korku ve ümit arasında devamlı olarak Allah teâlâ’nın murakabesinde olmakla bezenmek. 5- Alçak Gönüllü Olup Kibir ve Böbürlenmeyi Terk Etmek Kendini dev aynasında gören gencin savaşı olan ilim,Yüksek yerlere karşı savaşan sel gibidir. 6- Kanaat ve Zühd Şüpheli şeylerden ve insanların elinde bulunana göz dikmekten kaçınmak sûretiyle harama karşı zahid olmak.. Haramın koruluğundan uzak durmak..” 7- İlmin Pırıltısı ile Bezenmek Zâhirin ve bâtının mamur edilmesi, zıtlarından uzak durulması sûretiyle sağlanan sâlih bir hidayet.. devamlı bir sekinet.. vakar.. huşu.. tevazudur. 8- Mertlik (mürüvvet) Süsün Olsun: Mertlik” ve mertliğe götüren güzel ahlak, güleryüz, selamı yaymak, insanlara tahammül, kibre kapılmadan şeref ve onur sahibi olmak 9- Adamlık Hasletlerine Sahip Olmak: Şecaat, hak konusunda cesaret, güzel ahlak, maruf yoluna adanmak gibi adamlık
İlim Talebesinin SüsüBekr. B. Abdullah Ebu Zeyd · Guraba Yayınları · 200847 okunma
DEHB hakkında 6 kitap okudum. İşte öğrendiklerim
Puan vermedi
Yaklaşık 2 aydır edebiyatı, felsefeyi biraz kenara bırakıp Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu, yani DEHB üzerine çalışıyorum. Çünkü işimiz gereği zaten insan davranışlarını anlamaya çalışıyoruz. Ve fark ettim ki Dikkat Eksikliği Bozukluğu, bazı davranışların nedenini açıklamada düşündüğümden çok daha önemli bir yere sahip. O yüzden bu konuyu gerçekten derinlemesine öğrenmek istedim. Bu süreçte okuduğum ve hakikaten güzel olduklarını düşündüğüm kitaplar şunlar; belki siz de okumak istersiniz. DEHB Hakkında Her Şey Dikkat Eksikliği Bozukluğu DEHB ile Yaşamak DEHB ile Baş Edebilme Dağınık Zihinler DEHB’li Çocuklar İçin 50 Aktivite DEHB, DEB, ADHD gibi bir çok ismi var ben söylenmesi kolay olsun diye bu videoda genelde Dikkat Eksikliği Bozukluğu yani D-E-B, deb olarak söylemeye çalışacağım. D-E-H-B çok uzun geliyor. Bu kitapları okuduktan sonra ne anlatmak istediğime karar vermem gerekiyordu. Baktım bu konu ile ilgili güzel içerikler var mı diye. Hakikaten yaklaşık 4 yıldır, psikoloğundan, psikiyatrına, çok kıymetli insanların çok güzel içerikleri vardı youtube’da. Düşündüm ve daha iyisini yapamayacaksam aynı şeyleri anlatmamın bi faydası yok dedim. Genel bir DEB Nedir, belirtileri nelerdir videosu yerine, ben DEHB hakkında neler öğrendim. Bu süreç bana neler kattı bunun videosunu yapmayı uygun gördüm. Seneca videomda da bu şekilde yapmıştım. . İlk fark ettiğim şey, çocuklara verilecek dikkat eksikliği tanısının kahredici hissedilmesi, yetişkinlerde ise bi rahatlamaya sebep olmasıydı. Yani ailelere çocuğunuzda dikkat eksikliği olabilir dediğimizde, kabul edememe, kabul etse bile yoğun bir üzüntü ile karşılaşırken; yetişkinlerde dikkat eksikliğin olabilir dediğimizde rahatlama ile karşılaşıyoruz. Bence bunun da sebebi, tanıdan sonra, aileler ne ile
İnsan ve Toplum
Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB) ile Baş EdebilmeRussell Barkley · Palme Yayınevi · 202114 okunma
10/10
·320 syf.··
Beğendi
·
2026 42. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 10 Mayıs 2026 13:39
Durdu Oğuzhan Kaya / Tarihin Göçü. Bir genç adamla tanıştım. Adım Oğuzhan deyince, sosyal medyanın günceli olarak ben de Alparslan dedim gülüştük. Kahve eşliğinde gerçek tanışmamızı yaparken, karşımdaki gencin okumaya, araştırmaya meraklı, entellektüel bir zihne sahip, yaptığı işi hakkıyla yapmaya çalışan, günlük çözümlerden öte sistem çözümleri sunan bir anlayışa sahip olduğunu gördüm. Kitabından bahsetti, Imzalayıp, şahsıma hediye etti. Kitap; kapağı, içeriği ve yazarı açısından ilginç bir eser olarak dikkatimi çekti. Kapağındaki gökdelenler, camii, martı ve ağaç fonu medeniyeti temsil ederken, önlerinde elinde, sırtında çantalarıyla deve eşliğinde yürümek zorunda kalan yolcular teması, kitabın ilginçliği hakkında bilgi vermektedir. Yazarın okuyucuyla sohbet havasında anlatmaya çalıştığı konular, yalnızca ülkemizin değil küresel anlamda bir dünya sorunudur. Okullarda Kavimler Göçü anlatılırken millet olarak Asya'nın doğusundan çıkıp Avrupa içlerine kadar, at sırtında tarihi yolculuğumuzun bir medeniyet aktarması olduğunu, hatta bir çağı kapatıp yeni bir çağın açılmasına sebep olduğunu öğreniyoruz. Bugün de doğudan batıya, güneyden kuzeye doğru farklı güzergahlarla devam eden yolculuklardan bahsedebiliriz; bugünkü yolculuklar bir medeniyet taşımaktan öte medeniyete ulaşıp, rahat etme amacıyladır. Ne yazık ki yolcular hedef ülkeye varamadan ya yollarda ölüp gitmekte, ya da istemediği ülkede yaşamak zorunda kalmaktadır. Bunda kendini medeni olarak gören ülkelerin, göç gerçeği ile yüzleşmek istememelerinin payı büyüktür. Dün göç ettiği yerlere medeniyet götürerek o ülkelerin insanlarını yönetip, kurdukları devletlerle gündem olan milletimiz, bugün mazlum ve mağdur olan göçmenlerle evini, aşını paylaşmak zorunda kalmaktadır. Hatta kapasite üzerindeki göçmenler
Tarihin GöçüDurdu Oğuzhan Kaya · Kitapyurdu Doğrudan Yayıncılık · 20262 okunma