8/10
·308 syf.··
2026 29. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 23 Haziran 2026 13:42
#KitapYorum #KuzgunYemini #KamuranElagöz #EdebiyatistYayınları #Papatyakitaplığı Merhaba arkadaşlar, Bugün sizlere Edebiyatist Yayınları'ndan çıkan, Kamuran Elagöz'e ait, "KUZGUN YEMİNİ" isimli polisiye romanı tanıtmaya çalışacağım. Bazı kitaplar bitmez. İsteseniz de hayatın devamı gibi o arka planda kendi kendini yazmaya devam eder. Çünkü gerçek duygular, doğrular, vicdan, adalet, hırs, kötülük, gizem, aşk, dostluk, ölüm, doğum ve daha nice olgular sönümlenmeden bir yerlerde, rutin yaşanır. Bilinir ki; "Vicdan adaletin kalbidir. İyiliğin çoğalması için bazen kötülüğe izin verirsin." Tabi hakkaniyet adına. Bu cümle aklımın süzgecinde kumla altının ayrışması gibi kaldı. Bir altın avcısının avuçlarındaki serinliği, çizikleri, sevinci, acıyı, cesareti, sabrı, beklemenin kudsiyetini, heyecanı, bulmayı hisseder gibi." KUZGUN YEMİNİ " düşündüren, düşündürürken kendinizle, yüzleştiren, kimliğinize, benliğinize bir soğuk su vurumu misali şoka sokan bir yolculuk daveti. Bildiğimiz ancak itiraf iplerini sıkı tuttuğunuz tüm sırların çözümü, o anda kayboluşun soğukluğuna sıcak bir darbe sanki. Şimdi konu penceresinden şehrin ıslak sokaklarında izler bizi nereye götürüyor hep birlikte bakalım. "KUZGUN YEMİNİ" Polisiye, gizem ve tarihi gerilim unsurları taşıyan bir kurgu eser. İstanbul'un dar sokaklarında geçen, Da Vinci gibi gizemli bir figürün etrafında şekillenen bir intikam ve ihanet hikâyesi. Karanlık sokaklarda işlenen cinayetlerin ardında yatan sembolik ve titizlikle işlenmiş izleri takip eden bir anlatı. Eski Başkomiser Cenk’in yıllar sonra danışman olarak çağrıldığı bu karmaşık dosya, yalnızca bir katilin değil, parçalanmış bir ruhun haritasını da açığa çıkarır. Yirmi yıl önce ekilen kötülük tohumları, bugün kanla sulanarak filizlenir. Hemen aklıma genelde bu tip
Kuzgun YeminiKamuran Elagöz · Edebiyatist Yayınevi · 202621 okunma
8/10
·320 syf.·
2026 56. kitabı
Hannah Arendt “Kötülüğün Sıradanlığı” 1963’te yayımlanan Eichmann in Jerusalem: A Report on the Banality of Evil (Türkçede genellikle Kötülüğün Sıradanlığı alt başlığıyla biliniyor), Hannah Arendt’in Nazi Almanyası’nın lojistik planlayıcılarından Adolf Eichmann’ın Kudüs’teki yargılanmasını izleyerek kaleme aldığı çarpıcı bir eser. Arendt, beş ay süren davanın altı haftalık bölümünü izlemiş ve gözlemlerini aktarmış. Arendt’in en sarsıcı bulduğu nokta şu: Eichmann, şeytani bir canavar gibi görünmüyor. Aksine, klişe cümlelerle konuşan, düşünme yetisini reddeden, bürokratik rutinlere uyan sıradan bir memur portresi çizer. Onun savunması hep aynı cümledir: “Ben sadece emirleri uyguladım.” Arendt, kötülüğün kaynağını nefret ya da sadizmde değil, düşüncesizlikte ve kör itaate dayalı bürokratik mekaniklikte bulur. Ona göre en büyük kötülükler, düşünmeyen, sorgulamayan ve yalnızca emirlere uyan sıradan insanlar eliyle yapılır. İşte bu yüzden “kötülüğün sıradanlığı” kavramı, insan doğasına ve modern bürokrasiye tutulmuş en sert aynalardan biridir. Eichmann, milyonlarca insanı ölüm kamplarına gönderen bir lojistikçi olarak, yaptığı işi bir “teknik görev” gibi görür. İnsanların acısı onun gözünde bir “lojistik meseleye” indirgenir. Arendt’in korktuğu nokta tam da budur: İnsan, başka insanların hayatını teknik bir ayrıntıya çevirdiğinde, korkunç şeyler normalleşebilir. Kitap yayımlandığında büyük tartışmalar yaratmış. Bazı kesimler Arendt’in Eichmann’ı “hafiflettiğini” düşünüyor. Oysa Arendt amacının onu masum göstermek olmadığını, tam tersine, Eichmann’ın suçlu olduğunu söylüyor. Ancak asıl tehlikenin, kötülüğün insanüstü bir şey değil, gayet insani bir şey olmasında yattığını ekliyor ve şöyle diyor:”Eğer kötülüğü sadece “canavarlara” ait sayarsak, sıradan insanların da
Kötülüğün SıradanlığıHannah Arendt · Metis Yayınları · 2022991 okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Puan vermedi·253 syf.··
2026 28. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 07 Mayıs 2026 23:32
Doğal Düşman serisinin birinci kitabı olan Çürümüş Kelimeler, bir kadının kendini arayışında karşılaştığı, birbirini doğal düşman bellemiş insanların yaşama tutunma çabalarını, aşkını, nefretini, pişmanlıklarını, yok oluşlarını ve yeniden doğuşunu anlatan bu roman, doğanın muhteşem sırlarını, yüzyılların tecrübesiyle oluşturulmuş halk takvimlerinden bazı bilgileri, mavinin ve yeşilin güzelliğini gözler önüne seriyor. Çürümüş Kelimeler; Ayşen Yenilmez kaleminden, İkinci Adam Yayınlarından basımı yapılan, 253 sayfadan ibaret psikolojik yönü ağır basan roman. Hepimizin zaman zaman söylemediği sözler olmuştur. Sonradan pişman olunsa da; artık iş işten geçmiştir. Bazen söylenmesinin bir anlamı olmayacağı düşüncesi, bazen de düşünceleri kelimelere dökmenin vakit kaybı olacağı kanısına vardığımız için. Psikologlar hep geçmişe inerler ya. Geçmiş yaraların, hayatımızı ne kadar çok etkilediğinin farkına ancak o zaman varıyoruz. Mutlu bir aile hayatı olan birisiyle, mutsuz, anne veya babası olmayan, olsa da varlığını hissettirmeyen ailelerde büyüyen çocuklar hiç eşit olabilir mi? İşte hayata eksi ile başlayanlardan Arize' nin hikayesi de aynı. Annesi ile bir türlü anne kız ilişkisi kuramamış, babası zaten var yok arası... Çürümüş Kelimeler, 4 bölümden oluşuyor. 1. Bölüm; baharın çığlıkları, 2. Bölüm; Yaşamak, Pandora' nın Kutusu, Tutunduklarımız, Umarım Bir Gün Beni Affedersin, Her Son Yeni Bir Başlangıca Gebedir, 3. Bölüm; Araz ve Arize, 4. Bölüm; Mahkeme Günü başlıklarından oluşuyor. Arize; Hiperakuzi haskası.(Hiperakuzi; günlük hayattaki normal veya hafif şiddetteki seslerin, birey tarafından aşırı yüksek, rahatsız edici ve hatta acı verici olarak algılandığı işitsel bir hassasiyet durumudur. Yaşam kalitesini düşüren bu rahatsızlık, akustik travmalar, kulak çınlaması
Çürümüş KelimelerAyşen Yenilmez · İkinci Adam Yayınları · 202560 okunma
Puan vermedi·254 syf.··
2026 15. kitabı
PETRİKOR 253 Sayfa Merhaba Arkadaşlar Bu sefer okuduklarımın dışında farklı türde bir kitap ile geldim. Sanırım daha önce böylesini okumamıştım. Aslında kitapta net bir olay yok. Duygu var, insanın kendi iç dünyasıyla yüzleşmesini anlatan duygusal bir anlatım var. Karakterin geçmişiyle yüzleşmesi, anılarıyla ve içindeki boşlukla hesaplaması var. karakterler bile isimsiz. Adam ve kadın diye hitap ediliyor. Birbirlerine olan duyguları, yaşadıkları vs gibi şeyler anlatılıyor. Ana karakter, hayatındaki kırılmaların ardından kendi içine dönüyor. Unuttuğunu sandığı anılar, pişmanlıklar ve özlemler birer birer ortaya çıkıyor. Bu süreçte hem kendini anlamaya çalışıyor hem de geçmişle barışmanın aslında ne kadar zor ama gerekli olduğunu fark ediyor. Geniş bir vakitte, sakin bir zihin ile okumanızı öneririm. Uzun ve yorucu okumalardan sonra bir alternatif olabir sizin için. Kitap kısaca böyleydi. İlgi duyanlar severek okur. Kendinize iyi bakın Hoşça kalınnn...
PetrikorJonah Axon · Limera Yayınları · 202677 okunma
7/10
·253 syf.··
Beğendi
·
2026 40. kitabı
Merhaba kitapsever dostlarım Kitabın Adı- Çürümüş Kelimeler Kitabın Yazarı- Ayşen Yanilmez Kitabın Sayfa Sayısı- 253 ”Doğal düşman serisinin birinci kitabı olan Çürümüş Kelimeler, bir kadının kendini arayışında karşılaştığı, birbirini doğal düşman bellemiş insanların yaşama tutunma çabalarını, aşkını, nefretini, pişmanlıklarını, yok oluşlarını ve yeniden doğuşlarını anlatan bu roman, doğanın muhteşem sırlarını, yüzyılların tecrübeleriyle oluşturulmuş halk takvimlerinden bazı bilgileri, mavinin ve yeşilin güzelliğini gözler önüne seriyor.” Arize’nin annesini anlamaya çalışırken kendini kaybetmesi, hiperakuzi hastalığı, kaybolan babasını ararken “doğal düşmanını sorgulaması” ve gelen mektuplar ile geçmişin sırlarını aralaması… Aynı zamanda hayatına giren Araz ile yeniden doğuşu… Kitap ilk başlarda çok ağır ilerlese de sonraki sayfalarda çözüldü gitti. Karakterler, hisler oturdu. Geçmişin sırları aralandı ve bunlar kelimenin gücü ile gerçekleşti. Basit sıradan bir kelime olarak gördüğümüz aslında yarım kalan yanları tamamlıyor. Sizler bu kitabı okudunuz mu? Kelimelerin gücüne inanır mısınız? Kitaptan Alıntılar ”Kelimeler yürümemizi engelliyor, mecburen üstlerine basarak geçiyoruz.” ”Çocuklar, anne ve babasını anlamaya çalıştıkça onların hayatını yaşıyordu. Eğer anne baba anlamaya çalışırsa çocuk çocukluğunu yaşıyordu…” . . . . . . . #okudumbi̇tti̇ #çürümüşkelimeler #kitapönerisi #kitaptavsiyesi #_dream_bookstore
Çürümüş KelimelerAyşen Yenilmez · İkinci Adam Yayınları · 202560 okunma
Puan vermedi·256 syf.··
2026 25. kitabı
ERGENLİK KAPIYI ÇARPINCA ~ SANİYE BENCİK KANGAL İçerik; Ergen psikolojisi Ebeveyn-ergen ilişkisi İletişim sorunları Sağlıklı Çözüm yolları Örneklemeler 253 sayfa Selam…Son zamanlarda yaşanan üzücü olaylarla hepimiz sarsıldık.Yüreğimiz yandı.Empati kurduk, ölçtük, tarttık, çözüm yolları aradık.Ve sonunda çözümün ilk başladığı yerde, ailede olduğunu gördük.Sanki sorunlu ve hastalıklı bir dönemmiş gibi düşünülen “Ergenlik” zamanını çocukların sağlıklı bir şekilde atlatabilmesi için Rezzan nin yazdığı bu eser ebeveynler için önemli bir kaynak. Çocukluktan ergenliğe geçiş, ergenlikte fiziksel büyüme ve gelişim, ergen beyni, ergenlikte sosyal ilişkiler, ergenlik ve bağımlılık, çatışmalar ve sınırlar, gelecek kaygısı ve sınavlar gibi bu uzun süreçte ihtiyacımız olan her şeyi bu kitapta bulabilirsiniz. Ergenlik gerek çocuklarımız için gerek bizim için zorlu ve önemli bir süreç.Bu süreci başarılı bir şekilde atlatabilmemiz için en önemli faktör anne ve baba ile sağlıklı iletişim.Her şeyin özü bu.Çocuklarını dinleyen,sorunlarını anlamaya çalışan, yargılamadan yanında olduğunu hissettiren ebeveynler çocuklarını da kazanan tarafta yer alacaktır.Kendine ve topluma zarar veren sorunlu çocukların çoğu bu sağlıklı iletişimden yoksun olarak büyümüş çocuklar.Geleceklerini kurmaları için bugünden yorulmamız,sabretmemiz,kuralları önceden belirlememiz,sevgimizle onları sarmalamamız gerekiyor.Zor değil ama emek gerektirir.İş çocuk sahibi olmakta değil onu sağlıklı bir şekilde büyütebilmekte. Adem Koçal
Ergenlik Kapıyı ÇarpıncaSaniye Bencik Kangal · Kronik Kitap · 2025415 okunma