Sezer Kılıç

Sezer Kılıç
@25sezer17
“Bir vitrin ardına düşer suretin, Ben susarım, yalnız içimde büyür hasretin Kaç gece geldim, kaç sabah bekledim, Ama söyleyemedim, seni çok sevdim.”
ŞİİR KARALAMALARIM
Firkatin Seyrinde Yâr dedim, hicranı heybeme sardım, Zamansız ayrılıp yollara vardım. Gün doğmaz semâda, gölgene dardım, Sensiz her akşamı zehr ile içtim. Sulara resmini çizdim de sildim, Kelimeler düğüm, dil sustu, bildim. Bir eski sevdadan yadigâr kaldım, Firkat yelkeninde sel ile göçtüm. Zemherî bir yazdın, Temmuzda kar, Hicranla yoğruldum, gönlümde zar. Sevdâ-yı zedeyim, deryâda nar, Yanarken serinde küle dönüştüm. Bir kelâm düşerdi dudağından cân, Bütün bir cihanının unutulduğu an. Şimdi sessizliğin fermanı viran, Her nida içimde sele dönüştüm. Kör kayık misali akıntıdayım, Yakamoz hayâl, seyrinde payım. Maziden yadigâr, tek hatırayım, sana tutkunum, yâd'a dönüştüm. 😔
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Eski yardan yaren olur mu?
Naçizane fikrim; Yâr olmaktan vazgeçilince yârenlik de mâhvolur; zira kalpte aşk saklıyken dostâne muhabbet edemezsin. Gönül, ya tam verir kendini yahut bütünüyle çeker elini; yarım kalan sevdâ, ne yârdır ne yârenliktir. Zira aşkın köz tuttuğu kalpte, dostluk diye sunulan her kelâm, yitip giden sevdânın yankısından ibarettir.
Duygu ve Düşünce
ŞİİR KARALAMALARIM
Şimdi suskun bir rüzgâr gibi esiyorum, Gözlerin bir zamanlar bahardı, şimdi zemheri, Vakit, bir eski saat gibi durmuş içimde, Ne yana dönsem, adın yankılanır gölgemde. Kaç heceye bölünür bir özlemin sancısı? Hangi divan yazabilir kırık bir sevdayı? Bağrımda ateş, elimde solmuş bir vuslat, Sen yine uzaklarda, ben yine maziyi tespih misali çekmekte. Zamanı geriye sarsam, eski bir şarkı gibi, Hangi dizede saklı kalır gülüşün, hangi nağmede? Ömrün satır aralarında kaldı, okunmayan bir mısra gibi, Ve şimdi, bir ayrılık hicvi yazıyor kader kalemiyle.
Şiir
Biz, sakalları şiirle karışık, yüreği Allah'la barışık adamları sevdik. Cahit Zarifoğlu
Ne hasta bekler sabahı, Ne taze ölüyü mezar. Ne de şeytan, bir günahı, Seni beklediğim kadar. Necip Fazıl Kısakürek