Sabahattin Ali’nin İçimizdeki Şeytan romanı, insanın iç çatışmalarını ve toplum baskısını anlatan büyük bir eser. Yazarın dili akıcı, anlatımı etkileyici, karakterler ise gerçek hayattan fırlamış gibi. Kitap, insanın kendi zayıflıklarını nasıl bahanelerle örttüğünü gösteriyor. Bu açıdan bakınca gerçekten derin ve düşündürücü bir hikâye.
Hanzo gibi gelebilirim Ama benim gözümde, insanın içinde "şeytan" diye bir şey yoktur. Ömer gibi sorumluluktan kaçan bir adamın bahanesidir bu. Erkek dediğin dik durmalı, bahane yerine çözüm üretmeli, ailesine sahip çıkmalıdır. Macide ise temiz kalpli, güçlü bir kadın ama yanlış birine güveniyor. Halbuki Bedri gibi sağlam bir adama güvenseydi, hayatı bambaşka olurdu.yada yengesinden zengin bir koca bulup başlık parasini onların almasını kendide zengin biriyle evlenmiş olurdu ( bu aslida eşimin fikri)
Kitap bir şaheser, diliyle, anlatımıyla insanı içine çekiyor. Hayatta başarılı olmak için içimizdeki "şeytan" ile değil, iradesizliğimizle savaşmalıyız. Erkek adam da ailesini, sevdiklerini kimseye muhtaç etmeden ayakta tutmalı! Mücadele. etmeli. Hatalar elbette yapabiliriz ama bu hataları görüp onlardan ders alıp degişmeliyiz.