5/10
·572 syf.··
2026 47. kitabı
kultinin erkek karakter olrk nası bu kdr övüldügünü anlmdm ? iliskillerinn gelisimi merk uyndırdıgı icin sonuna kdr okuttu ama gercektennn son 150 sayfaya kadar gelisme yok 72?272 yavasss yavasssssss.. ve age gap gereksız olmus yapmak icin yapmıs gibi ben okurken kafamdan onu sildim. hos degil. cok romcom boslugundaysanız okuyabilirsiniz ama icinde rom ya da com yok
KultiMariana Zapata · Mariana Zapata · 2015112 okunma
Puan vermedi·272 syf.··
2026 18. kitabı
·
10 saatte okudu
·
Okunma: 18 Nisan 2026 00:31
Yakın bir gelecek. Artan gerilim. Değişen dengeler. Operasyon Altın Kubbe, görünmeyen hesapların, gizli planların ve kırılgan dengelerin ortasında geçen sürükleyici bir politik kurgu romanı. Operasyon Altın Kubbe; Mehmet Hilmi Aygün kaleminden, Hayat Yayınlarından basımı yapılan, 272 sayfadan ibaret, politik kurgu türünde roman. Süleymaniye Tapınağının metrelerce altında, gizli bir geçitte alınan kararlar başta Türkiye olmak üzere Müslüman ülkeleri etkileyecek türdedir. Ankara' ya füze saldırısı düzenleyerek, planlarını devreye koymaya başlarlar. Ancak atladıkları ve unuttukları bir şey vardır. Aynı zamanda, bu toplantıdan Huffa ekibini de haberi olmuştur. Huffa ekibi ve ordunun üst mertebesindekiler Ayasofya' da toplanmışlardır. Bir anda, bütün sistemler devre dışı kalır. Orgeneral Selim Sungur tüm yetkiyi devralmıştır. En üst mertebede artık Selim Sungur vardır. Bir kısım Türkiye' de olan ve olası saldırılara karşı önlem almak için görevlendirilir, Huffa ekibi ve onlara destek için, emekli ve gazi askerler göreve çağrılmıştır. Beklenmedik görülen, ancak beklenen ama zamanı gelmediği için sessiz kalınan bazı olaylar sonrasında, devletin gerçek gücünü herkese gösterecek olan bir Türkiye Cumhuriyeti ile karşı karşıya kalan İ*** i neler bekliyor? Her zaman destekçisi olanlar, karşı saldırı sonrasında desteğini devam ettirecekler mi? Toprak, enkaz ve umutsuzluk... Her şey, tekbir anın içinde tek bir sessiz çığlıkta birbirine karıştı. Sıradanlığın kırılgan kabuğu paramparça olmuş, geriye sadece sessizliğin ve ölümün hüküm sürdüğü bir enkaz yığını kalmıştı. İslamabad'ın soğuk gecesinde Himalayalar'ın gölgesinde atom gücüne sahip bir ulus ayağa kalkmıştı. Pakistan kararını vermişti ve bu karar, belki de Güney Asya'nın kaderini kökten değiştirecekti. Kudüste iki milyon
Operasyon Altın KubbeMehmet Hilmi Aygün · Hayat Yayınları · 202633 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
9/10
·92 syf.··
2026 13. kitabı
·
20 saatte okudu
·
Okunma: 01 Mayıs 2026 14:32
yazarın duru ve etkileyici dili sayesinde su gibi akıp gidiyor. Ancak bu akıcılık, hikayenin kalbindeki o ağır sızıyı hafifletmiyor. İntihar eden genç kızın sahipsizliği ve yarım kalan hikayesi, insanın içini gerçekten acıtıyor. Yazar, sadece bir soruşturmayı değil, bir insanın yok oluşunu o kadar samimi anlatıyor ki, okurken o çaresizliği iliklerinize kadar hissediyorsunuz. Kitap bitse de, o genç hayatın hüznü insanın yakasını kolay kolay bırakmıyor
272Mehmet Ali Başaran · Kitapyurdu Doğrudan Yayıncılık · 202510 okunma
Puan vermedi·272 syf.··
2026 57. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 22 Nisan 2026 20:38
Kitap Adı: Portobello Cadısı Yazar: Paulo Coelho Sayfa Sayısı: 272 (Almanca: 300) Tür: Roman / Kurgu Değerli okuyucu, Nisan ayının son kitabının yorumunu bırakmak istedim. Kitabı aynı anda iki farklı dilde okumak istedim. Baktım ki kitapta herkes kendince Athena’yı anlatıyor, ben de farklı dillerde Athena nasıl anlatılmış diye okumak istedim. Halbuki bildiğimiz bir Athena var değil mi? Ama yazara göre Athenalar her an, her yerde, her anda karşımıza çıkabiliyor. Kitap iki bölümden oluşuyor desek yanlış olmaz. İlk bölümde bolca tarif edilen farklı Athenalar ve güçleri, ikinci bölümde ise tavsiyeler yer alıyor. Daha çok kadınlara verilen öneriler ve yaşam üzerine düşünceler okuyorsunuz. Almanca okuduğum kitap ile Türkçe versiyon arasında fark var mı? Evet, konu aynı olsa da anlatım farklı. Türkçede duygular daha yoğun ve detaylı ifade edilirken, Almanca metinde duygular daha sade ve doğrudan aktarılıyor. Bana göre Athena hem bir karakter hem de bir sembol. Çünkü kimine göre hikâye içinde yaşayan bir figür gibi görülüyor, kimine göre ise içsel gücü temsil eden bir sembol. Hatta bazı okuyucular için ulaşılması gereken bir idol gibi bile algılanabilir. Fazla spoiler vermeden kitaptan birkaç alıntıya geçelim: - Athena, insanların kendi güçlerini kabullenmeye henüz hazır olmadıklarını fark etmeksizin, hepimizin ruhundaki olağanüstü zengin dünyayı su yüzüne çıkardı. - Biz kadınlar, hayatımıza ve bilgi yoluna bir anlam ararken, kendimizi hep dört klasik arketipten biriyle özdeşleştiririz. - Cehennem ağır ağır köklerini salarken, Şirin kitap okuyor, müzik dinliyordu. - Evrende yolculuk edebilen, şimdiyi düşünebilen, geleceği sezebilen ve salt enerjiye dönüşen özgür bir ruh oluyorum. - Athena oyunu bu belirsizlik üstüne kuruyordu. - Zaten bir annenin her şeyi anlaması gerekmez;
Portobello CadısıPaulo Coelho · Can Yayınları · 20085,1bin okunma
10/10
·272 syf.··
Beğendi
·
2026 60. kitabı
#tekrarokuduklarımdan #morsandıktakiyazılar #farkındalık Kitap Yorumu: Siyah Pınar Boylu Gogulan 272 Sayfa | Kişisel Gelişim Bazı kitaplar vardır… sizi değil, içinizde sakladıklarınızı okur. “SİYAH OLMADAN BEYAZ OLAMAZSIN, BEYAZ OLMADAN GRİ. GRİ OLMADAN GÜMÜŞE DÖNÜŞEMEZSİN.” Bu güçlü cümleyle başlamak istedim çünkü kitap tam olarak bunu hissettiriyor: Aydınlığa ulaşmak için önce karanlıkla yüzleşmek gerekiyor. Daha önce yazarın Mor, Lal ve Lacivert kitaplarını da okumuştum. Siyah ise özellikle tekrar okumak istediğim kitaplardan biri oldu. Her okuduğumda farklı bir etki, farklı bir farkındalık bıraktı. Kitabın içeriğine gelirsek; insanın kendisiyle yüzleşmesini, yaşadığı duyguların ve hatta bazı rahatsızlıkların altında yatan nedenleri sorgulamasını sağlıyor. Yer yer aile dizilimi ve bilinçaltı çalışmalarıyla benzer bir bakış açısı sunuyor. Özellikle geçmiş travmaların bugünkü etkilerine değinmesi oldukça düşündürücü. Başlarda yazarın kendi hayatından kesitler okuyorsunuz. Bu bölümler oldukça gerçek ve yer yer sarsıcı. Ama asıl etki, “Siyah” ile yüzleşme kısmında başlıyor. İşte o noktada kitap sizi tamamen içine çekiyor. Kitaptan bazı alıntılar: - “Efendimiz bilinçaltıdır, biz de kölesiyiz.” - “Beyin her şeyi ama her şeyi kaydeder.” - “Sessizlik denilen şey her zaman masum sayılmaz.” - “Adresin ne kadar değişirse değişsin, vicdanın yine de bulur seni.” - “Tek başına bir Yin doğamaz, tek başına bir Yang büyüyemez.” Bu kitap bana şunu düşündürdü: Belki de sürekli aynı şeyleri yaşamamızın bir nedeni var… ve bu neden sandığımızdan daha derinlerde. Herkes için aynı etkiyi yaratmayabilir; özellikle anlatılan bazı yaklaşımlar herkese yakın gelmeyebilir. ️ Ama kendini sorgulamaya açık olanlar için oldukça etkileyici bir yolculuk. Benden sonra söz:Hep beyazı
SiyahPınar Gogulan · Libros Kitap · 2020273 okunma
10/10
·272 syf.··
Beğendi
·
2026 60. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 24 Nisan 2026 14:34
İBLİS’İ ÖLDÜR-TİMUR SOYKAN,272 sayfa Türkiye’nin en iyi gazetecilerinden ve gerçekleri yazmaktan korkmayan,yılmayan Timur SoykanTimur Soykan ‘ın Baronlar SavaşıBaronlar Savaşı kitabından sonra okuduğum ikinci kitabı olan İblis’i Öldürİblis’i Öldür romanı tarikat, cemaat ve mafya yapılanmalarının emniyet teşkilatına sızdığı karanlık bir düzende, sistemle sorunlu iki polisin (Başkomiser Yusuf Demir ve komiser Levent Gündüz) rehine kriziyle başlayan soluk soluğa mücadelesini ve çürümüşlükle hesaplaşmasını konu alan, toplumsal eleştiri içeren polisiye bir romandır.Kitap konusu kurgu olsa da temeli gerçeklere dayalı olan bu olayı ülkemiz maalesef yaşamış,yaşamaya devam etmektedir ve Cumhuriyet tarihine kara bir leke olarak geçmiştir. Kitaptaki konu ;Emniyet içindeki çeteleşmeler, yasadışı bahis, tarikat yapılanmaları ve bu ağların yarattığı bürokratik-toplumsal çürümüşlüğü bir rehine olayı üzerinden işler. Kitaptaki baş karakterlerimiz sisteme boyun eğmeyen, öfkeli, aykırı bir tip olan ,camiadan dışlanmış( asi,söz dinlemeyen,baş kaldıran) Levent komiser ile emekliliğine gün sayan tecrübeli bir başkomiser Yusuf Demir… Timur SoykanTimur Soykan , bu romanında Türkiye'deki tarikat-ticaret-siyaset-güvenlik bürokrasisi ağını sert bir dille gözler önüne sermektedir. “ İblis neden kazanır biliyor musun? Çünkü o hepinizin içinde. Kötü olman bile gerekmiyor. Sadece boyun eğmen yeter. Sen teslim olurken yüreği elinde direnen kahramandan nefret ettin. Sana aşağılık bir korkak olduğunu gösterdiği için…Hayatın kendine söylediğin yalanlarla tatlı tatlı akıp geçeceğini zannediyorsun ya… Çok yanılıyorsun. Gerçeklerden kurtulman hiç kolay olmayacak. Sözde huzurlu yuvanda inşa ettiğin sahtekarlık yakanı bırakmayacak. Pişman öleceksin. Bir izbede çürümeyi tercih edeceksin. Sıcak evin mideni bulandıracak çünkü temelinde gerçeğe
İblis’i ÖldürTimur Soykan · Kırmızı Kedi Yayınevi · 2023232 okunma