Derler ki, müzik güzelse, verdiği tat bütün duygulara ayak uydurur. Mutlu insan, melodilerde mutluluğu; hüzünlü insan hüznü bulur, İvan Andreyeviç'in kulakları ise yalnızca fırtınaların uğultularını duyuyordu.
Bana âşık olmadığınız için sizi seviyorum. Sizin yerinizde başkası olsaydı rahatsız etmeye başlar, asılır, ahlayıp vahlar, sızlanırdı, oysa siz ne kadar tatlısınız!
Onu nasıl anlatabilirim? Onu, kendi hislerimden, daha sonra olan onca şeyden nasıl ayrı tutabilirim? Onu nasıl yine gözlerimin ona ilk değdiği anki haliyle, onunla ilk kez şimdi, bu sayfalarda tanışacak olanlara görünmesi gerektiği gibi görebilirim?