Onsuz yaşamayı hayal bile edemediğim insana, yıllarca ağrısının süreceğini bildiğim halde veda etmiştim. Ben bu ağrıyla baş ederdim ama bu ağrıya sebebiyet verenin o olmasıyla baş edemedim. En sevdiği yere veda etmiş herkes beni anlar, bazı evlere ve insanlara dönülmez.
Pavese, intihar etmeden önce günlüğüne “Artık sabahı da kaplıyor acı.” diye bir not düşer.
Zweig ise: “Artık güneşin doğmasını bekleyecek gücüm kalmadı ama siz yeni doğacak güneşi mutlaka bekleyiniz.” diye tamamlar intihar mektubunu. Ne büyük bir umut yitimi.
"Sen olmasan ölürdüm” demiştim sana bir mektubumda.
Sanırım biz birbirimize rastlamadan önce yaşamıyormuşuz.
Yaşamın içinde kifayetsiz bir şekilde var oluyormuşuz sadece.”
Elimden gelse, yeryüzündeki tüm dertlerden uzak bir dünya kurup seni oraya koymayı dilerdim.
Yolda ayağına değecek taşı, seni üşütecek rüzgârı, tenini yakacak güneşi, sana dert olacak her şeyi senden uzak tutup sadece mutlu oluşunu izlemek isterdim.
Hayat seni hiç incitmesin.
Seni seviyorum ve bu hiçbir şeye yetmiyor.
İsterdim ki sevgim seni sımsıcak bir iklime götürsün, kucağına bastırsın.
İsterdim ki sana tüm dertlerini unuttursun, bahçende çiçekler açtırsın.
Seni seviyorum ve sevmenin sadece sevmek olarak kalmasının sancısı, göğsümü tarumar ediyor.