H

Öğrencilerini ancak kendi başlarına içinden çıkabilecekleri çembere kapatan,verdiği buyrukla hoca, yani efendi (maìtre) olmuş; kendi zekasını oyun dışında bırakarak, öğrencilerin zekâsının kitabın zekâsıyla boğuşmasına izin vermişti.
Sayfa 19 - Metis Yayınları
Reklam
Hocanın sırrı öğretilen konu ile öğrenecek özne arasındaki mesafeyi, aynı zamanda da öğrenme ile anlama arasındaki mesafeyi bilebilmesidir.
Sayfa 12 - Metis Yayınları
Biyografi
Göz göre göre batağın içine daldım! Ama ne kötü huyum vardır ya ! Varımı yoğumu soyup alırlar, ben de tutar geri kalanını gönülden bağışlarım!
Sayfa 87 - Varlık Yayınları
"-Ne için aklını kaçırdın? -Minnettarlıktan..!"...
Vasya’nın bir sakatlığı - kahramanımızın bir omuzunun ötekinden daha düşük olduğunu size söylememiştim, bu kusur daima Arkadi’nin merhametli kalbini duygulandırırdı.
Sayfa 18 - Varlık Yayınları
Reklam