RaQeL

RaQeL

, bir kitap okudu
Puan vermedi·486 syf.·
2025 85. kitabı
Turhan Feyizoğlu
8.2/10 · 497 okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Puan vermedi·316 syf.··
2025 66. kitabı
·
25 günde okudu
·
Okunma: 19 Ekim 2025 03:11
Bu kitap bağırmıyor, acele etmiyor, kendini kanıtlama derdinde hiç değil. Sessiz sakin ilerliyor ama insanın içine yerleşiyor. Kaptanın Teknesini okurken sanki birinin karşısında oturmuş, çay içerek hayat dinliyormuş gibi hissettim. Sezgin Kaymaz’ın dili yine çok tanıdık, çok bizden. Büyük olaylar yok belki ama küçük anların içinde koca bir hayat var. İnsanlar kusurlu, biraz yorgun, biraz kırgın ama sahici. Kitaptaki karakterler “edebi” durmuyor; sokakta karşılaşabileceğin, selamlaşıp geçebileceğin insanlar gibi. Tekne, kaptan, deniz… Bunlar sadece birer arka plan değil; kaçışın, bekleyişin ve bazen de hiçbir yere gidemeyişin sembolü gibi. Okurken şunu düşündüm: Herkesin bir teknesi var aslında. Kimi hiç binemiyor, kimi biniyor ama açılmaya cesaret edemiyor. Kitap beni hüzünlendirdi mi? Evet, ama yormadan. Gülümsattı mı? Evet, içten içe. En çok da şunu hissettirdi: Hayat çok karmaşık değil, biz öyle yapıyoruz. Bitirdiğimde içimde kalan duygu şuydu: Bu bir hikâye değil de, yarım kalmış bir sohbet gibi. Son sayfayı kapatıyorsun ama karakterler gitmiyor. Kaptanın Teknesi, hızlı okunup unutulacak bir kitap değil. Sessizce yanaşıyor, halatını kalbine bağlıyor.
Kaptanın TeknesiSezgin Kaymaz · İletişim Yayınları · 2025614 okunma
Puan vermedi·208 syf.··
2025 75. kitabı
·
24 günde okudu
·
Okunma: 28 Kasım 2025 03:58
okurken acele edemedim. Zaten aceleye de gelmiyor. Sayfalar ilerledikçe insanın içi ağırlaşıyor ama bu ağırlık boğucu değil; daha çok tanıdık. Hayatın bir yerinde herkesin karşılaşacağı o sessiz vedalaşmayı anlatıyor. Bir baba, bir bahçe, yavaş yavaş yaklaşan bir son… Büyük cümleler yok, dramatik sahneler yok. Ama tam da bu yüzden çok gerçek. Bahçıvanın toprağa gösterdiği sabırla hayata gösterdiği sabır aynı. Ölüm bir düşman gibi değil, beklenen bir mevsim gibi duruyor kitapta. Beni en çok etkileyen şey, anlatının sakinliği oldu. Ağlatmaya çalışmıyor ama insanın boğazına oturuyor. Okurken kendi babanı, kendi kayıplarını düşünmeden edemiyorsun. Bitirdiğimde “çok güzeldi” demedim; daha çok “içimde kaldı” dedim. Bu kitap bana şunu hissettirdi: Bazı vedalar bağırarak olmaz. Bazıları sessizce olur, ve en çok onlar acıtır. Bahçıvan ve Ölüm, ölümle değil; geride kalanların taşıdığı sevgiyle ilgili bir kitap. Okuyup unutulacaklardan değil, durup hatırlatanlardan.
Bahçıvan ve ÖlümGeorgi Gospodinov · Metis Yayınları · 202514,6bin okunma
Puan vermedi·432 syf.··
2025 82. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 18 Aralık 2025 05:14
Bu kitabı okurken en çok hissettiğim şey şuydu: sürekli bir sıkışmışlık. Bir annenin kalbiyle mantığı arasında kalışını, nefes nefese izliyorsun. “Ben olsam ne yapardım?” sorusu daha ilk sayfalardan itibaren peşini bırakmıyor. Hikâye büyük olaylarla değil, küçük ama kritik kararlarla ilerliyor. İşte beni asıl geren de buydu. Çünkü her adım çok tanıdık, çok gerçek. Oğlunu korumak isteyen bir annenin, farkında olmadan kendini karanlık bir yola sokmasını yargılayamıyorsun. Tam tersine, çoğu yerde onu anlıyorsun… bu da rahatsız edici bir yakınlık yaratıyor. Kitap boyunca güven duygusu sürekli yer değiştiriyor. Kim doğru söylüyor, kime inanmalı, hangi sır gerçekten masum? Logan bu belirsizliği çok iyi kullanmış. Bölümler kısa ama duygusu ağır; bırakmak istesen bile elinden düşmüyor. Finale geldiğimde “oh bitti” demedim, tam aksine içimde bir ağırlık kaldı. Çünkü Anne, okurunu rahatlatan bir kitap değil. Sınırlarımızı, anneliğin kutsallığını ve suçun nerede başladığını sorgulatıyor. Benim için bu kitap: Bir gerilimden çok, annelik üzerinden yazılmış vicdanla yüzleşme hikâyesiydi. Sessiz ama etkisi uzun süren bir tokat gibi.
AnneT. M. Logan · The Kitap · 2025252 okunma