10/10
·224 syf.··
2026 6. kitabı
Sultan II. Abdülhamid’in 33 yıllık mücadelesinin nasıl sona erdiğini bir solukta okuyacağınız, okuduktan sonra yakın tarihe bakışınızı değiştirecek o roman.
1909 İstanbul DüştüBurak Turna · Destek Yayınları · 2024166 okunma
8/10
·264 syf.·
2026 3. kitabı
Cinayet ve polisiye romanlarını seven birisiyim. Kapağını ilk açtığım ve okumaya başladığım da ilk 7-8 sayfada bundan sonra polisiye roman okumam bundan da soğuttular dedim. Demez olaydım :) Sevgili yazar sizi hikayenin o kadar içine çekiyor ki adeta karakterler siz oluyorsunuz. Muhsin yerine koy Haluk Bilginer'i Burcu yerine koy Özgü Namal'ı film olsun. Kitabı tek gece de neredeyse soluksuz okudum. Gerçekten kalemine emeğine sağlık.
1000Kitap
06:33 Bitmeyen KabusSerkan Şengül · Trend Yayınevi · 201993 okunma
“Yeterince kitabın var” diyenlere cevabımız hazır.
7/10
·72 syf.··
2026 65. kitabı
·
5 saatte okudu
·
Okunma: 23 Haziran 2026 19:01
Eric Emmanuel Schmitt Bayan Ming'in Hiç Olmayan On Çocuğu Eserde; Yunhai kasabasındaki bir otelin bodrum katındaki temizlikçi Bayan Ming ile Paris'ten gelen bir işadamının gerçekleştirdiği ilginç sohbetlerin derlemesini okuyor; doğru ile yalanın karakterler aracılığıyla ve Bayan Ming'in on çocuğunun hikayesinin gizemi çerçevesinde gerçekleşen sohbetlerin detaylarını öğreniyoruz. • "Mutluluk her şeyin gerisinde saklanmıştır, onu oradan söküp almayı başarmak gerek. ..." (Sayfa 16) • ... allak bullak olmuş halde, kendimi tutmadan hıçkıra hıçkıra ağladım. Aslında, çok hoştu. Tükenmiştim... (Sayfa 16) • "... eğer değerli bir insanla karşılaşırsan, ona benzemeye çalış; sıradan bir insanla karşılaşırsan, onun hatalarını kendinde ara." (Sayfa 33) • "İnsanın hatalar yapması ve bunları düzeltmemesi, işte kusurun kaynağı buradadır." (Sayfa 34) • "... Olgunluk çağında insan hâlâ ayıplanıyorsa artık ondan beklenebilecek hiçbir şey yok demektir." (Sayfa 39) • "... Bazen, acıya kapıyı açmak gerek." (Sayfa 39) • "... Çünkü hakikat yaralar. ..." (Sayfa 57) • "Hakikat, bizim en fazla hoşumuza giden yalanın ta kendisidir, öyle değil mi?" (Sayfa 65) Fransız iş adamının her şeye rağmen soluğu Bayan Ming'in yanında alması, Bayan Ming'in de her defasında onunla gerçekleştirdiği sohbetler keyifliydi. Eserin sonunda iş adamımızın kişisel hayatına bir bakış atıp eseri noktalamamız da merakları gidermiş oldu. Buraya kadar okuduğunuz için teşekkür ederim.
Edebiyat
Bayan Ming'in Hiç Olmayan On ÇocuğuEric Emmanuel Schmitt · Doğan Kitap · 20257,5bin okunma
Puan vermedi·324 syf.··
2026 422. kitabı
Kaplanın Sırtında, Türk edebiyatının usta kalemi Zülfü Livaneli’nin tarihi gerçeklerle edebi kurguyu muazzam bir dengede buluşturduğu, Osmanlı İmparatorluğu’nun en tartışmalı ve en uzun süre tahtta kalan padişahlarından II. Abdülhamid’in tahttan indirilişinden sonraki sürgün günlerini konu alan sarsıcı bir dönem romanıdır. Hikaye, 1909 yılında II. Abdülhamid’in 33 yıllık mutlak iktidarının ardından İttihat ve Terakki Cemiyeti tarafından tahttan indirilip ailesi ve sadık birkaç hizmetkarıyla birlikte Selanik’teki Alatini Köşkü’ne sürgüne gönderilmesiyle başlar. Romanın anlatısı, eski padişahın ve onun köşktekileri tedavi etmekle görevlendirilen özel doktoru, genç ve idealist İttihatçı Yüzbaşı Atıf Hüseyin Bey’in günpazarlıkları ve derin sohbetleri üzerinden şekillenir. Başlangıçta birbirine tamamen zıt ve düşman iki kutupta yer alan bu iki insan, zamanla insani bir düzlemde karşı karşıya gelir. Livaneli, II. Abdülhamid’i sadece resmi tarihin çizdiği "Ulu Hakan" ya da "Kızıl Sultan" kalıplarıyla değil; korkuları, yalnızlığı, zekası, marangozluğa olan tutkusu, vehimleri ve vicdan muhasebeleriyle, yani tüm insani zaafları ve güçleriyle bir "insan" olarak portreler. Kitabın adı olan "Kaplanın Sırtında", iktidarın ne kadar tehlikeli, kaygan ve inilmesi imkansız bir güç olduğunu simgeler; iktidar sahibi kişi, kükreyen bir kaplanın sırtında oturmaktadır ve bir kez indiğinde parçalanacağını çok iyi bilir. Zülfü Livaneli’nin her zamanki gibi akıcı, duru ve derinlikli diliyle kaleme aldığı Kaplanın Sırtında; bir imparatorluğun çöküş dönemine, güç ile acizlik arasındaki o ince çizgiye ve tarihsel karakterlerin arkasındaki trajedilere ışık tutan, yakın tarihe ilgi duyan herkesin bir solukta okuyacağı muazzam bir yüzleşme romanıdır.
Kaplanın SırtındaZülfü Livaneli · İnkılâp Kitabevi · 202215,6bin okunma
Puan vermedi·476 syf.··
2026 17. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 20 Haziran 2026 00:00
Goodreads puanı 1.388 milyon??! oylama ile 4,18 -beni baya heyecanlandırmıştı bu puan- Büyük bir kaos beklerken steril bir terapi seansına düşmek Konusunu ilk duyduğumda bana inanılmaz bir entrika vadetmişti. Nişanlınız sizi çocukluk aşkıyla aldatıyor, siz de o kadının eski sevgilisi Miles ile aynı eve taşınıp fake dating olayına giriyorsunuz. Ama Emily Henry bu harika entrika potansiyelini alıp, karakterlerin birbirine durmadan içini döktüğü, her duygusunu ve travmasını saniyelerce overexplaining yaptığı sıkıcı bir şeye çevirmiş resmen. Hani o aradığımız guilty pleasure eğlencesi, o yaratıcı intikam havası nerede? Yok 🫩 Hikayede hiçbir risk, hiçbir heyecan olmadığı için low stakes bile değil direkt no stakes bir durum var ortada. Kitap aşırı uysal, aşırı steril ve fazla PG modunda ilerliyor. Bir noktadan sonra konu tamamen kayboluyor, Daphne’nin sıfır self-awareness içeren tripleriyle öylece akıp gidiyor. Ve lütfen ama lütfen Daphne'nin, Miles ne zaman ona yiyecek bir şey verse abartılı sesler çıkarmasını atlamayalım Güya seksi bir running gag olsun diye yazılmış ama 33 yaşında koca kadının her lokmada bunu yapması beni aşırı cringe etti. Diğer yandan Miles aldatan eski sevgilisi için kitabın ortasında “o benim hayatımın aşkı” dedi daha ne bekleyelim orada benim için olay tamamen bitti zaten. Diyaloglar her zamanki gibi hızlı aksa da -beş sayfa ileri sarınca bile olaylar değişmiyor- çıtır çerez ama aşırı sönük bir yaz kitabı olmuş.
Gülünç Bir HikayeEmily Henry · Epsilion Yayınevi · 20267 okunma
Puan vermedi·93 syf.··
2026 7. kitabı
·
31 saatte okudu
·
Okunma: 19 Haziran 2026 21:50
Modern dünyanın hızına ve dijital dünyanın dikkat dağınıklığına kapılmışken, günde 5 vakit o hızı kesip seccadeye oturmak ve zihni susturmak gerçekten çok zor olabiliyor. Bu kitap, tam olarak bu çağa ait dikkat dağınıklığı hastalığımıza namaz reçetesi sunuyor. Yazar, namazda huşûyu yakalamanın sadece o anki niyetle değil, namaz dışındaki hayatımızla da bağlantılı olduğunu harika özetlemiş. 'Namaz kılarken aklım her yere gidiyor' diyen modern zaman insanının kesinlikle okuması gereken bir farkındalık kitabı.
Namazda Huşuya Götüren 33 EtkenMuhammed Salih El-Müneccid · Karınca Polen · 200678 okunma