Sakura çiçeği

Sakura çiçeği
@34Sakuraaaa
Yağmur tanelerinin uçsuz bucaksız gökyüzünden süzülerek yeryüzüne inmesine benzer aşk. Ağır ağır vücuda yerleşir ve bırakmaz kolay kolay. Ayağını yerden keser bazen bazen de canını acıtır. Aşkın bende ki tanımı farklı iki insanın tek bir bedende birleşmesidir. Hem zorlukta hem de en mutlu olduğun anda hep seninle uyurken, ağlarken, yemek yerken kalp misali seninle hareket eder. Aşk niye can yakar ¿ Aynı beden de iki farlı insanın olmasından kaynaklı bir bütün olarak düşünebiliriz kalp olarak ama iki farklı bedenin kafa yapısı aynı olamaz. Bir yerden sonra ilaki farklı düşünceye sahip olunabilir. Toprak yağmura kavuşunca yeniden can buluyor insan aşık olunca toprak misali yorgun, kırgın vücüdu yeniden şekillenir ve canlanır. Milyon insan arasında birine tutulmak birine bağlı olmak imkânsızken aşk ile bu mümkün. Gözün,kulağın ve kalbin tek bir insana odaklı muazzam bir duygu ama doğru insanı bulunca seni tamamlayacak insana denk gelince aşkın en güzel halini yaşarız. Acısı ve tatlısıyla yarımken bizi tamamlayan bütünleyen bizi biz yapan sevgiyi yaşatacak birilerinin olduğunu bilmek bile ayakta tutar. Tıpkı kayan bir yıldızda hayal ettiğimiz gibi. 🪶
Duygu ve Düşünce
Reklam
İnsanın en büyük yanlışı kendine değil mi¿ Bazen kocaman dünyada kendine bir sığınak ararsın ve ilk bulduğun omuzda kendini bulursun sorgulamadan, yargılamadan o an ondan başka kimsenin olmadığı düşüncesiyle yanlış limana demir atarsın. Bu yanlışı ne zaman fark edersin o kadar anlam yüklediğin insanın seni anlamaması başkasına göre yargılanmaya başladığı zaman. Zaman bir nevi en büyük pusulamısken yanlış yönlere hareket edip yanlış olana koşuyoruz her seferinde.Sürekli aynı yanlış alışkanlık mı¿ Bu yanlış kararlar hayatımızdan çok şey alıp götürünce pişmanlığımız başliyor. Zamanla bu pişmanlık içten içe bizi kemiren bir vebaya dönüşür. Gün geçtikçe yavaş yavaş bizi yok eder. Hatayı kendimizde aramalıyız ve geç erken farketmezsizin ona göre yol alınmalı. Pusulamıza kendimiz yön vermeli. Tüm yönler ilk omuz bulduğumuz insan olsada yanlış liman olabileceği düşüncesi hep olmalı deneyerek yaşayarak doğru limana varırsın. 🧭
Duygu ve Düşünce
Yalnızlık tüm ihtişamıyla adete kucak açıyordu. Bu kocaman dünyada yalnızlık olur mu¿ Olur tabi kendi dünyasına sığmayan insan bu sıradan ve gereksiz kuru kalabalığa nasıl alışacak. Herkesin yalnızlığı kendine bir nevi. Bazen sokakta insan kalabalığın arasında yürürsün gözün , kulağın hatta yüreğin orda olmaz sadece ayakların oda bu kuru kalabalıktan kurtulmak için emin adımlarla sadece ilerlemek için harekete geçer. Bu yolun sonunda kendi dünyasına ulaştığı zaman kalbi yerinde durmaz nisan yağmuru gibi ferahlar. Bu kadar karmaşa içinde yüreğimize dokunan nadir ve sayılı insanların da olması heyecan verici. Benim kendi kalabalığım etraftaki ses, kuru görüntü değil gözüme ve yüreğime dokunan değeri paha biçilmez ışığım. Bu ışık bana kuru kalabalığın sadece karanlık olduğunu ve görmemem gerektiğini fısıldıyor sadece.,🌙
Duygu ve Düşünce
Kendine sınır belirlersin ve bu sınırlar çerçevesinde hayatını yönetirsin ama öyle bir gün gelir. Tüm sınırlarının esiri olursun ben de şuan tüm yapmam dediğim kendime belirlediğim sınırların esiriyim. Kendi küçüçük dünyama bu kadar sınır belirlemem güven duygumu yetirmekten kaynaklı. Çoğu olay birbiriyle bağlantılı ilerler doğumak gibi yaşamak ve ölmek gibi bütün sınırlar ve tüm duygular zamanla olaylara bağlı olarak biçimlenir. Bu sınırlara rağmen tam anlamıyla kendini teslim edememe düşüncesine kapılıp yine hayatla olan savaşı kaybedersin. Bu kaybetmişlik tek bir duygu ile seni diri tutar. Sevmek bir nesneyi duyguyu yahut hayatın merkezine yerleştirdiğin insan bütün sınırları bir kenara itip hayatının ta kendisi olur. Sınırlar içimize korkuyu da işler ama buna rağmen yinede o sınırları görmezden geliriz biraz da olsa mutlu olmak için. Sınırlarım aynadaki yansımam. 🧚‍♂️sınırlarıma rağmen imkansızı ortadan kaldıranım oldun. Korku var ama heyecanım korku ve sınırlarımı görmezden gelmeme neden oluyor. Bu kadar imkansıza rağmen hayatın bana vermiş olduğu en güzel hediyemsin
Hayata Dair
Soğuk bir nisan gecesi ay tüm ihtişamıyla tepeden tüm ışığını sadece sana yansıtmıştı. Bu güzel gecede olmak istediğin her ne kadar burası değilse de kalbin seni bir şekilde sadece ayın ışığına ikna etmişti. Sen benim deli dolu yanım, zaman misali hızlı hareket etmenle hafızama yerleştin. Ne zaman koşmayı bırakırsan ben sana ancak o zaman yaklaşabilirim. Senle ben şuan gece ve gündüz misali birbirimize bu kadar uzak ben doğunca sen çıkıyorsun. Hayat bile bir yerden sonra son bulacakken senin bu çaban yersiz değil mi¿ Bu konuda sana ne kadar sitem etsem de sen beni hep susturmaya çalışıyorsun gece gündüze yaklaşır aynı şekilde gündüz de gece ama asla tam bir birleşme olmaz. Bunu gördükten sonra belki durman gerektiğini anlayacaksın belki de içindeki sesi dinleyip daha çok koşmayı seçeceksin. Bana her sinirlendiğinde mevsimler günler ve yılları düşünerek hareket olur mu ¿ Ben koşmak istemiyorum ben her ayrıntısı ile tanımak anlamak ve yeniden can vermeye çalışıyorum. Bazı yargıların beni durdursa da ben kendimi tanıyorum. Bana bir adım atsan ben zaten o adımı atacağını hissederek sana gelirim beni yarım bırakma daha fazla kalbim seni tanımak için beynime sürekli sinyal gönderip uyutmuyor ama sen her seferinde bir kelimenle beynimi kalbimi görmezden gelmeme sebep oluyorsun. Kaçırdığın tren bir daha gelmez gelse de aynı tren olmaz içindeki yolcular içindeki atmosfer herşey değişmiş olacak geç kalma daha fazla bana ben hep bekliyor olacam belkide bu beklemem de belki sadece kalbimde yaşatarak olacak. 💫
Duygu ve Düşünce
Reklam